Eski İngiliz Büyükelçi “üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu” anlatıyor…

Eski İngiliz Büyükelçi “üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu” anlatıyor…

İngiliz derin devletinin en önemli yönlerinden biri kendisini çok iyi gizlemesidir ama artık deşifre oldular.


Üst aklın İngiliz derin devleti olduğuna inanmayanlar, ya da bu gerçeği Ahmet Hakan gibi gizleyenlerin artık hiç kaçış noktası kalmadı. Çünkü internet artık İngiliz derin devletinin pisliklerinin deşifreleri ile dolu. İngiltere her ne kadar Türkiye’nin başına gelen felaketlerde “Biz sizin yanınızdayız, Türkiye ile en yakın dost biziz” gibi açıklamalarda bulunsa da, İngiliz büyükelçi Richard Moore her ne kadar İngiliz derin devletini yaptığı sempatik konuşmalarla kurtarmaya çalışsa da artık boş. Çünkü Ortadoğu’daki tüm savaşların, tüm gizli operasyonların, Türkiye’nin yaşadığı darbenin ve Türkiye’de meydana gelen saldırıların ve PKK’nın arkasında İngiliz derin devleti olduğu artık deşifre olmuştur.

Bakın eski İngiliz büyükelçi Craig Murray üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu nasıl anlatıyor:

“İngiliz Dışişleri Bakanlığı’nda çalıştım, büyükelçi oldum. 20 yıl boyunca diplomatlık yaptım. İngiliz hükümeti çok derin bir ahlaksızlığa sahip. Kendilerine fayda sağlamak için yurtdışında ne kadar insanı öldürdüklerini umursamıyorlar. Devletimiz dünya için tehlike teşkil eden hastalıklı bir yapı, haydut bir devlet.”

Kaynak:  https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/?fref=ts

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Donald Trump: Körfez ülkeleri 19 trilyon borcumuzu ödeyecek!

Donald Trump: Körfez ülkeleri 19 trilyon borcumuzu ödeyecek!

Katar’ı bitirme projesinin arkasında da İngiliz derin devleti var.


ABD Başkan adayı Trumpa seçim kampanyası sırasında soruyorlar, “ABD’nin 20 trilyon dolara yakın borcunu nasıl ödeyeceksin? Trump’da KÖRFEZ ÜLKELERİNE ÖDETECEĞİM diyor. Yoksa hiç birini ayakta bırakmayız diyor…

Suudi Arabistan 300 miyar dolarla boyun eğdi, Ama Katar boyun eğmedi ve terör bahanesiyle bugün Katar’a operasyon çektiler…

Kısacası Amerika: YA KÖRFEZ ÜLKELERİ (MÜSLÜMAN ÜLKELER) SÖMÜRGEMİZ OLACAKLAR, YA DA YOK OLACAKLAR, demek istiyor…

Tabii bir de Amerika’yı kullanarak Büyük Ortadoğu Projesi’ni yöneten İngiliz derin devletini unutmayalım. Önce 11 Eylül bahanesiyle Afganistan’ı yok ettiler, ardından kimyasal silahlar var diye Irak’ı mahfettiler, bütün ülkeyi yıktılar. Ardından Libya ve Mısır yıkıldı. Ardından Suriye’de taş taş üzerinde kalmadı. Şimdi Sıra Katar’da, ardından da sıra İran ve Türkiye’ye gelecek. İngiliz derin devleti Ortadoğu ülkelerini küçücük parçalara ayırarak yönetmek istiyor. Müslüman ülkeler birleşmediği sürece tek tek devrilmeye ve yok olmaya mahkumlar, bu gerçeği bir türlü göremiyorlar.

Kaynaklar:

http://ustakilkim.blogspot.com.tr/

http://lutizm.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Ivanka Trump’in LBGT Tweet’i ve arka plandaki İngiliz derin devleti

Ivanka Trump’in LBGT Tweet’i ve arka plandaki İngiliz derin devleti

İngiliz derin devleti Amerika’yı tamemen kontrol altında tutuyor, CIA ve MI6’i İngiliz derin devleti kurmuştur.


Ivanka Trump’in birkaç gün önce homoseksüelleri desteklediğini bildiren tweeti son derece manidar. Bildiğiniz gibi Ivanka Trump Amerikan başkanı Donald Trump’in danışmanlığını yapıyor. Homoseksüelleri desteklediği bu mail doğrudan Amerika’nın şu anda homoseksüelliği desteklediği yönünde tüm dünyaya mesaj veriyor.

İngiliz derin devleti dünya çapında homoseksüelliği, Darwinizmi, Rumiliği yaymaya çalışıyor. Aynı zamanda Amerika da İngiliz derin devleti tarafından yönetiliyor. Obama’da başkan seçildikten kısa bir süre sonra Beyaz Saray’a LBGT bayrağı asmış, Beyaz Saray’ı homoseksüellerin renkleriyle ışıklandırmıştı.

İngiliz derin devletinin adeta bir örümcek ağı gibi her yeri sardığına sürekli dikkat çekiyoruz. Amerika’nın yeni başkanı Donald Trump’da bu duruma direnememiş gibi gözüküyor.

Kaynaklar:

http://ustakilkim.blogspot.com.tr/

http://lutizm.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Ramazan’da televizyona çıkan Nihat Hatipoğlu ve Mustafa Karataş tomarla para alıyor!

Ramazan’da televizyona çıkan Nihat Hatipoğlu ve Mustafa Karataş tomarla para alıyor!

Ramazan’da tebliğ yapmak, halkı Kuran’a davet etmek ve halkın sorularını cevaplamak için televizyona çıkan Nihat Hatipoğlu, Mustafa Karataş ve Fatih Çıtak gibi hocalar tomarla para alıyor, istedikleri para verilmeyince de yayına çıkmıyorlar.

Halbuki Kuran’a göre din para ile anlatılmaz, para ile tebliğ yapılmaz.Tebliğ yapmak zaten müminin görevidir. Tebliğ para için değil, menfaat için değil yalnızca Allah rızası için yapılır.

Allah ayetinde “sizden ücret istemeyenlere uyun, onlar hidayet bulmuş kimselerdir” (Yasin Suresi, 21) diyerek müminlerin ücret istemeyenlere uyması gerektiğini bildirir.

Peygamberimizde, diğer gönderilen tüm peygamberler ve elçilerde yaptıkları tebliğden hiçbir ücret istememişlerdir, ayette Allah şöyle bildirir:

“Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum; ücretim yalnızca alemlerin Rabbine aittir.” (Şuara Suresi, 164)

Televizyona çıkan bu hocalar aynı zamanda ne ahir zamanda olduğumuzdan bahsediyorlar, ne Mehdiyetten bahsediyorlar. Hala “tırnak kesmek günahmıdır, eve hangi ayakla girmemiz gerekir” gibi sorulara cevap verip, halkı gerçekten aydınlatmaları gereken konularda hiçbir şekilde aydınlatmıyorlar. Mehdiyeti aleni bir şekilde gizliyorlar.

Kaynak: http://ahirzamankonulari.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Bu güzel Ramazan ayında tesbihlerin anlamlarını tekrar hatırlayalım…

Bu güzel Ramazan ayında tesbihlerin anlamlarını tekrar hatırlayalım...

Allah derin bir sevgiyle sevilmeyi istiyor. Gün içinde sürekli Allah’la bağlantıda olmak çok önemli.


Yine çok güzel, çok bereketli bir Ramazan ayındayız. Rabbimiz oruç ibadetini ne kadar güzel yaratmış. Her gün Rabbimizin verdiği nimetlere şükrederek oruç tutuyoruz, namaz kılıyoruz ve Rabbimizin ibadetlerimizi kabul etmesini umuyoruz. Namazlarımızda Rabbimizi tesbih ediyoruz. Bugün tesbihlerin anlamını tekrar sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Allahu  Ekber” Anlamı:

Allah en büyüktür.

“Subhane Rabbiyel Azim” Anlamı:

Ey büyük Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

“Semiallahulimen hamideh” Anlamı:

Allah kendisine hamd edenleri işitti.

“Rabbena leke’l-hamd” Anlamı:

Ey Rabbımız! Her çeşit hamd ancak sanadır.

“Subhane Rabbiye’l-ala” Anlamı:

Ey Yüce Rabb’ım! Seni bütün noksan sıfatlardan tenzih ederim.

“Esselamu aleykum ve rahmetullah” Anlamı:

Allah’ın selamı üzerinize olsun

“Allahumme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram” Anlamı:

Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

“Ala Resulina Muhammedin salavat” Anlamı:

Salat Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in üzerine  olsun

“Subhanallahi ve’l-hamdulillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyil azim” Anlamı:

Allah eksik sıfatlardan beridir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

“Subhanallah” Anlamı: Allah noksan sıfatlardan uzaktır.

“Elhamdulillah” Anlamı: Hamd Allah’adır.

“Allahu Ekber” Anlamı: Allah en büyüktür.

“Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu’l mulku ve lehu’l hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr” Anlamı:

Eşsiz olan ve ortağı olmayan Allah’tan başka ilah yoktur. Hükümranlık Onundur, hamd Onadır ve O her şeye güç yetirendir.

“Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab” Anlamı:

Çok bahşedenlerin en yücesi olanRabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin.

Kaynak: http://kalbimizdekiderinallahsevgisi.wordpress.com/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

“Ben bir kere bile Allah’a teşekkür etmiyorum” diyorsun öyle mi?

“Ben  bir kere bile Allah’a teşekkür etmiyorum” diyorsun öyle mi?

İnsanlar Allah’tan her türlü nimeti isteyip namaz kılmaktan yüz çeviriyorlar.


Allah seni sağlıklı sıhhatli dünyaya getiriyor, sana can veriyor, ruh veriyor,

Seni hayatın boyunca koruyacak ana ve baba veriyor, kardeşler veriyor,

Ben üniversiteyi bitireyim diyorsun, iyi bir işim olsun, çok iyi bir kariyerim olsun diyorsun veriyor,

Ev istiyorsun veriyor, araba istiyorsun veriyor,

Sonra evlenmek istiyorsun, ardından birkaç çocuk istiyorsun onları da veriyor.

Bir yazlığım olsun, her yaz oraya gideyim biraz dinleneyim diyorsun, onu da veriyor,

“Buzdolabın daima dolu olsun, etler, sebzeler, meyveler yaşadığın 70-80 yıl boyunca aralıksız soframda olsun” diyorsun veriyor.

İstediğin herşeyi önüne hayatın boyunca Allah seriyor.

Ama sen bir kere bile namaz kılmıyorsun, bunca nimete karşılık tek bir kere bile Allah’a şükretmiyorsun,  “namaz kıl” dendiğinde “ben daha çok gencim, yaşlanınca namaz kılarım”  diye samimiyetsizce geçiştiriyorsun. Ve sonunda tüm hayatın boyunca bir kere bile namaz kılmadan, bir kere bile alnın secdeye gitmeden ölüp mezara giriyorsun. Sana verilen onca nimeti aralıksız tüketirken ve bu nimetler biran bile kesilmezken sen Allah’tan yüz çeviriyorsun. Allah hayatın boyunca seni doyuruyor, sana bakıyor, seni besliyor, ama bir kere bile senin aklına namaz kılmak ve şükretmek gelmiyor. Cehennem halkı “neden buradasınız” diye sorulduklarında nasıl cevap veriyor biliyor musun:

Onlar: “Biz namaz kılanlardan değildik” dediler. (Müdessir Suresi, 43)

Kahrolası insan, ne kadar nankördür. (Abese Suresi, 17)

Size her istediğiniz şeyi verdi. Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışırsanız, onu sayıp-bitirmeye güç yetiremezsiniz. Gerçek şu ki, insan pek zalimdir, pek nankördür. (İbrahim Suresi, 34)

Allah’ı gücendirmekten çok korkmalı insan, nankörlerden olmaktan Allah’a sığınmalı. Başı bir kere bile secde etmeyen insan, bir kere bile bunca nimeti tüketip Allah’a şükretmeyen insan kendisini çok temiz kalpli görüp cennete gireceğini ummamalı. Unutmayın, cehennemdekilerin ilk sözü “biz namaz kılanlardan değildik” oluyor. Bu yüzden samimiyetle yüzünüzü Allah’a çevirin ve namazla Allah’a derin sevginizi gösterin…

Gerçekten toprağın içine girip yok olup gittikten sonra yeniden mi dirilteceğiz?

Gerçekten toprağın içine girip yok olup gittikten sonra yeniden mi dirilteceğiz?

Ölüm bir yok oluş değil tam tersine sonsuz hayatımızın başladığı andır. Bu gerçekle herkes bir gün tanışacak.


İnsanların ölüp de toprağa girince yok olacaklarına dair son derece yanlış, sapkın bir inançları var. Ölümün herşeyi bir anda kesip bitireceğine inanıyorlar. Beden onlara göre toprakta çürüyüp gidiyor ve herşey bitiyor.

Halbuki kainatta yaratılan hiçbir şey kaybolmaz ve yok olmaz. Allah’ın ruhunu taşıyan insan da bu dünya için yaratılmış bir varlık değildir. Dünya hayatı sadece sonsuz hayatımıza geçiş yeridir, çok kısa kaldığımız bir misafirhanedir. Ölüm geldiği anda insanın dünya hayatı ile bağlantısı kesilir ve sonsuza kadar içinde kalacağı ahiret hayatı hemen başlar.

Allah yeniden dirilişe inanmayanları ayette çok şiddetli uyarır, ölümle birlikte hayatının biteceğine inanan insanlar ölüm günü geldiğinde bu gerçekle tanışacaklar ve çok pişman olacaklar:

Dediler ki: “Biz yer (toprağın için) de yok olup gittikten sonra, gerçekten biz mi yeniden yaratılmış olacağız?” Hayır, onlar Rablerine kavuşmayı inkar edenlerdir.

De ki: “Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.”

Suçlu-günahkarları, Rableri huzurunda başları öne eğilmiş olarak: “Rabbimiz, gördük ve işittik; şimdi bizi (bir kere daha dünyaya) geri çevir, salih bir amelde bulunalım, artık biz gerçekten kesin bilgiyle inananlarız” (diye yalvaracakları zamanı) bir görsen. (Secde Suresi, 10-12)

Kaynak: http://dunyaningercegi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/