Fethullah Gülen Amerika’da ne yapsın? Sürünsün mü?

Fethullah Gülen Amerika’da ne yapsın? Sürünsün mü?

Fethullah Gülen Amerika’da ne yapsın? Sürünsün mü?

Pennsylvania’da diğer bölgelere göre gelir seviyesi daha düşük bir yerde, Pocano Dağı’nın eteğine yapışık bir çiftlik… İçinde tahmin ettiğiniz gibi Fethullah Gülen yaşıyor. Gülen’i ziyarete giden Yavuz Semerci orada gördüklerini şöyle anlatıyor:

“Yıllardır resimleri yayınlanan ev son derece mütevazi bir yapı. ABD’de görebileceğin milyonlarca evden farkı yok. Evin gördüğüm üç odasında da en ufak bir lüks eşya, halı ve süsleme yoktu. Tam tersi son derece sade ve ucuz ev eşyaları vardı. Hafif eğimli gezi yolunun sonunda ise gerçekten harika diyebileceğim bir bölge var. Bir gölet ve yanı başından akan debisi hayli yüksek bir çay. Bir futbol sahası ve bir basketbol sahasının bulunduğu bu yer, eski ağaçlardan oluşan küçük bir ormana komşuluk yapıyor. “Herhalde kendisi sık sık gezilere çıkıyordur” deyince aldığım yanıt şu oldu: “İbadet dışında kalan tüm vaktini evde geçiriyor. Eskiden nadir de olsa çıkıp dolaşırdı ama artık zorunlu olmadıkça dışarı çıkmıyor.”

Yavuz Semerci’nin anlattıklarına baktığımızda Fethullah Gülen’in Amerika’da adeta “bir lokma ekmek, bir hırka” mantığı ile yaşadığını görebiliyoruz. Bu anlayış aslında birçok Müslüman’da hakim. Müslümanların büyük bir kesimi “ne kadar sürünürse, ne kadar aç kalırsa, ne kadar sade yaşarsa” o kadar takva olacağını düşünüyor. Elini eteğini herşeyden çekip, dünyaya hiç değer vermezse, kendi inancına göre nerdeyse evliya mertebesine erişiyor.

Halbuki Kuran’da hiç böyle bir mantık yok. Peygamberimizin hayatında en ufak bir sefaletten ve yokluktan eser yok.Tam tersine peygamberimiz yaşadığı dönemin en modern insanıydı, en güzel ve gösterişli giyinen insanıydı. Hz. Süleyman ise görülmemiş bir mülk edindi, zenginliği dillere destandı, tüm dünyaya hükmetti. Ne diyor Allah Kassas Suresi’nde:

“Allah’ın sana verdiğiyle ahiret yurdunu ara, dünyadan da kendi payını (nasibini) unutma…”

Allah Kuran’da en güzel nimetlere müminlerin layık olduğunu söylüyor. Bu dünyada hem müminlere, hem inkar edenlere, ama ahirette yalnızca müminlere nimet vereceğini bildiriyor.

Peki şimdi Müslümanların bir kısmının bu yanlış mantığına göre Fethullah Gülen ne yapsın? Amerika’da sürünsün mü? Son derece sade bir hayat yaşayıp, evden de hiç dışarı çıkmayıp, bir köşede otursun mu? Böyle bir yaşam kime ne sağlayacak? Müslümanlar bir lokma ekmek, bir hırka mantığında yaşarken, dünyadaki tüm nimetlere, köşklere, yalılara inkar edenler mi sahip olacak? Onlar yalılarda oturup, yatlarda gezerken, en güzel marka kıyafetleri giyerlerken, en güzel restaurantlarda yemek yerken, en lüks arabalara binerken müminler seyredecek öyle mi? Kuran’da dünyadan böylesine elini eteğini çekme mantığı yok. Nimetlerin en güzeline müminler layıktır. Mümin malını Allah yolunda kullanır ve sürekli Allah’a şükreder. Kişi kendini bunlardan mahrum ederse kendi kaybı olur ve kendi mantığına uymuş olur, Kuran’a değil.

Fethullah Gülen’in sürekli ağlamasına ve kendisini perişan etmesine de değinirsek, bu da Kuran’a tamamen ters bir durum. Mümin daima güçlüdür, bu gücünü de Allah’dan alır. Mümin asla zafiyet içinde değildir, acizlik içinde değildir, nefsine yenik düşme, kendiyle boğuşma, acizlikten ağlama halinde değildir. Acı çeken Müslümanların haline de ağlamaz. Tam tersine var gücüyle onları kurtarmak için uğraşır, tüm dünyayı ayağa kaldırır. Mümin dava adamıdır, yönetilen değil yönetendir.

Kuran’a baktığımızda müminlerin Allah sevgisinden ve içlerinde duydukları coşkudan dolayı çok neşeli olduklarını görüyoruz. Kalplerindeki iman dolayısıyla çok mutlu olduklarını görüyoruz. Peygamberimiz ve yanındaki sahabeler de bunun en güzel örneğidir. Allah Kuran’da inkar edenler için “Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar. (Tevbe Suresi, 82)” diye buyurur. Dolayısıyla çok ağlamakve az gülmek inkar edenlerin vasfıdır. Mümin her olayda bir hayır görür. Değil ağlamak, içinde en ufak bir üzüntü bile duymaz. Allah’ın beğendiğini yargılamak mümine düşmez.

Sonuç olarak Amerika’da ya da bulunduğu yerde en güzel şekilde yaşamak Fethullah Gülen’in de hakkı. En güzel yerlerde gezmek, dolaşmak, en güzel kıyafetleri giymek, en güzel koltuklarda oturmak onun da hakkı. Kendisini eve kapatması, her türlü nimetten soyutlaması, kendisini son derece sade bir hayata mahkum etmesi doğru değil. Kuran’la baktığımızda, Kuran’ın yolundan gittiğimizde gerçekler bunlar. Bizlere de bu gerçekleri anlatmak düşüyor…

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s