Devlet Bahçeli Fatih Altaylı’yı sevmiyormuş…

Devlet Bahçeli Fatih Altaylı’yı sevmiyormuş…

Devlet Bahçeli Fatih Altaylı’yı sevmiyormuş…

Sevgi için emek gerek, toplumun her kesimine sahip çıkmak gerek.


Geçtiğimiz günlerde MHP’den bir siyasetçi ile sohbet eden Fatih Altaylı şöyle yazmış:

“Yıllardır davet ederim, partinizden gelen olmaz programına. Gelin ne istiyorsanız söyleyin.” dedim. Güldü.

Bizimkiler seni sevmiyor, gelmezler. En azından Devlet Bey seni sevmiyor” dedi.

Fatih Altaylı başka bir soru ile bu cevabı geçiştiriyor. Çünkü Türkiye’nin nerdeyse en sevilmeyen adamlarından biri olduğunu kendisi çok iyi biliyor. Daha önce de sevilmemesi ile ilgili şunları söylemişti:

Fatih Altaylı’nın eşi Hande Altaylı ile röportaj yapan Elif Key soruyor: “Bu kadar sevilmeyen bir adamı sen nasıl sevdin!” İşte bu soru Fatih Altaylı’nın göğsüne adeta bir kurşun gibi saplanmış. Diyor ki: “Bu kadar sevimsiz bir adamı nasıl sevdin, bu kadar lanet bir adamı nasıl sevdin, bu kadar tatsız bir adamı nasıl sevdin, bu kadar antipatik bir adamı nasıl sevdin, bu kadar çirkin bir adamı nasıl sevdin, çoğunluğun sevmediği bir adamı nasıl sevdin, işte bu sözleri kabullenebilirdim ama bu söylenen söz neredeyse tüm toplumu içine alıyor! İşte bunu kabullenemiyorum” diyor.

Şimdi Fatih Altaylı “durup nerede hata yaptım” diye düşündüğünü söylüyor. “Kimseye kötü davranmadım, dostumu satmadım, kimseyi ezmedim, paraya pula önem vermedim, lafımı sakınmadım ama ola ola sevilmeyen kişi oldum, bundan sonra da yapacak bir şeyim yok, değişecek halim de yok, demek ki geri kalan ömrümü bunu bilerek, bunu hazmetmeye çalışarak yaşayacağım” demiş.

Evet, parasız yaşamak zor, yalnız yaşamak zor, evsiz barksız yaşamak zor, borç harç içinde yaşamak zor, ama hepsinden zoru sevgisiz yaşamak. Çünkü bu duygu insanın kendisini derinden etkiliyor. Boşvermeye çalışıyor ama başaramıyor. Her seferinde biliyor ki insanlar kendisini sevmiyorlar, sadece geçiştiriyorlar, ya da belli sebeplerden dolayı kendisine katlanıyorlar. Bu da riyakârlıktan başka bir şey değil. Sahte sevgi sevgisizlikten daha beter bir yıkım getiriyor.

Daha önce de yazmıştım, Fatih Altaylı sevilmek için güzel ahlaklı olmalı. Bu toplumun manevi değerlerine sahip çıkmalı. Cübbeli Ahmet Hoca’yı çıkarıp Murat Bardakçı ile birlikte dinimizden bahsedilirken yerlere yatarak gülmemeli (Cübbeli Ahmet’i bu niyetle televizyona çıkarmamalı, onun anlattıklarının hurafe olduğu ortada). Eğer güzel ahlaklı, mütevazi, güzel söz söyleyen, iltifat eden bir insan olursa bu durum değişebilir.

Bu dünyada kimse “Aman kimse beni sevmesin, ben bu şekilde hayatıma devam ederim” diyemez. Fatih Altaylı’da diyemiyor zaten. “Demek ki geri kalan ömrümü bunu bilerek, bunu hazmetmeye çalışarak yaşayacağım” diyor. Bunu hazmederek yaşamasın, önce kendisi sevgi dolu olsun. Önce kendisi insanlara saygıyla ve hürmetle yaklaşsın. Sonra gerçek sevgiyi bulmayı beklesin. Bu dünya sevgi üzerine kurulu olduğu için sevgisizlik insana çok büyük acı verir. İnsan umursamıyor gözükse de kalbi sıkıntı içindedir.

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s