Levent Kırca: Ölümde bir güzellik, bir müziğin sonu, bir eserin sonu ve bir insanın sonu…

Levent Kırca: Ölümde bir güzellik, bir müziğin sonu, bir eserin sonu ve bir insanın sonu...

Ölüm aniden rüyadan uyanma gibidir. Ölen kişiye perde kalkar ve onun için sonsuza ahiret hayatı başlar.


Çok güzel ve hikmetli konuşmuşLevent Kırcason röportajlarından birinde. Şöyle diyor: “İyi de sadece ben değil ki, hepimiz ölümü yaşayacağız. Ölüm de bir güzellik. Bir müziğin sonu, bir oyunun, bir eserin sonu gibi bir insanın sonu… Finali güzel yaşamak lazım, ağlayıp sızlayıp dövünüp onu rezil etmemek lazım. Bir de 65 yaşıma gelmişim. E, 65’te ölmezsem 75’te öleceğim. “Neden ben” demek bana bencillik gibi geliyor, 18 yaşında çocuk da şehit düşüyor. Neden o ölüyor da başkaları ölmüyor? Yok bunların açıklaması. Kemoterapiye gittiğimde küçücük çocuklar görüyorum. Onlar acı çekerken benim şikayet etmem, “ölmek istemiyorum, gitmeyeceğim, kazık çakacağım!” diye tutturmam ayıp değil mi?”

Evet çok doğru sözler bunlar, ama bu sözleri tamamlamak lazım. Ölümü hep son olarak görüyor insanlar. Bu yüzden ölenin arkasından ağlayıp, yas tutuyorlar. Sanıyorlar ki toprağa girince o beden, her şey son bulacak. Halbuki gerçek hayat ölümden sonra başlıyor. Hem de sonsuz bir hayat. Perde bir kalksa işte o zaman hem ölecek olan kişi, hem de ardından ağlayanlar gerçeği görecekler. Ölümden sonra nasıl sonsuz bir hayatın başladığını görseler acaba tepkileri böyle mi olur? Ama perde hiçbir şekilde kalkmaz, çünkü o zaman imtihan biter. O yüzden insanlar ölümden sonra gerçek hayatın başladığını göremiyorlar. İman etmek yerine, şu çarçabuk geçen dünyayı ölesiye seviyorlar ve sonsuza kadar sürecek olan ahiret hayatına da hiç inanmıyorlar.

Halbuki hepimiz için yaşadığımız şu kısacık hayat tam bir imtihan dünyası. Levent Kırca için de öyle. Sabredecek mi, tevekkül edecek mi? Allah’a dayanıp güvenecek mi, yoksa isyan edecek mi? Bir imtihan bitiyor ve diğeri başlıyor. Bu herkes için böyle. Tek bir kul yok ki bu dünyada imtihan olmasın. Allah kullarını eğiterek ahirete hazırlıyor. İman eden sonunda sonsuz nimetlere kavuşurken iman etmeden ölen de çok büyük bir pişmanlıkla başbaşa kalmaya adım adım yaklaşıyor.

“Finali güzel yaşamak lazım” diyor ya Levent Kırca; işte finali iman edenler çok güzel yaşıyorlar. Çünkü iman edenler ölüm anında melekleri çok güzel surette görüyorlar. Ölüm melekleri onların canını çok güzellikle alıyor ve ölen kişiye de cenneti müjdeliyorlar.

Ki melekler, güzellikle canlarını aldıklarında: “Selam size” derler. “Yaptıklarınıza karşılık olmak üzere cennete girin.” (Nahl Suresi, 32)

Dar düşünen, dar bir delikten bakan, bilgisi dar olan, dünyaya, olaylara ve ölüme de çok sığ, çok yüzeysel bakıyor. Kuran’ı bilmemek onları hep acıya, isyana ve üzüntüye sürüklüyor. İman eden bir insan için ölüm sonsuz cennet nimetlerine kavuşmak demek, bunu iman edenler çok iyi biliyorlar. Ne ölüme ne de ölene üzülüyorlar. Gerçek hayat burası değil ki, neden üzülsünler? Onlar sadece hayatları boyunca Allah’ın rızasını kazanmak için çabalıyorlar. Sonuçta insan iman ettiğinde Levent Kırca’nın dediği gibi ölüm de bir güzellik, hem de ne güzellik.Dünya hayatın boyunca Allah’a kavuşmayı beklemişsin ve işte o an gelmiş, bundan daha büyük bir güzellik olabilir mi?

Gerçek şu ki, bugün cennet halkı, ‘sevinç ve mutluluk dolu’ bir meşguliyet içindedirler. Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır. Orada taptaze-meyveler onların ve istek duydukları herşey onlarındır. Çok esirgeyen Rabb’dan onlara bir de sözlü “Selam” (vardır). (Yasin Suresi, 55-58)

Ne güzel söylemiş Necip Fazıl, bir blog arkadaşım yazmış;  O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner, Azrail’e “hoş geldin” diyebilmekte hüner. Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun, Ölümüde öldüren Rabb’e secdeler olsun. Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber, Hiç güzel olmasaydı, ölür müydü Peygamber…

Levent Kırca’nın da söylediği gibi hepimiz öleceğiz, ya 65’imizde, ya 75’imizde. Kimse kazık çakmayacak bu dünyaya. Her sanatçı, her heykeltraş, her ünlü iş adamı, her işçi, her yoksul ve her zengin insan bir gün gelecek ve mutlaka ölümle tanışacak. O aciz bedeni toprakla buluşacak. Ruhu ise sonsuza kadar yaşamak üzere Allah’a kavuşacak. Herşeyden önemli olan bu dünyadan mutlaka ama mutlaka imanla gitmek, takvayla gitmek, Allah sevgisi ile dopdolu bir kalp ile gitmek…

Dünyadaki herşeyi bırakan ve aramızdan teker teker ayrılan insanları gördüğümüzde artık bir parça şuurumuzun açılması gerek ve gerçekleri görmemiz gerek diye düşünüyorum ve Levent Kırca’ya Allah’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun…

Kadınlara, oğullara, kantar kantar yığılmış altın ve gümüşe, salma güzel atlara, hayvanlara ve ekinlere duyulan tutkulu şehvet insanlara ‘süslü ve çekici’ kılındı. Bunlar, dünya hayatının metaıdır. Asıl varılacak güzel yer Allah Katında olandır. (Ali İmran Suresi, 14)

Dünya hayatı yalnızca bir oyun ve bir oyalanmadan başkası değildir. Korkup-sakınmakta olanlar için ahiret yurdu gerçekten daha hayırlıdır. Yine de akıl erdirmeyecek misiniz? (En’am Suresi, 32)

Kaynak: http://dunyahayatimiz.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s