Dünya hayatı bu kadar işte!

Dünya hayatı bu kadar işte!

Dünya hayatı bu kadar işte!

Dünya hayatı çarçapuk geçip gider, insan iman etmezse ruhu sonsuza kadar azap çeker.


İnsanlar dünya hayatını o kadar gözlerinde büyütüyorlar ki… Oysa bir bilseler, şuurlarını açsalar, dünyanın hemen gelip geçtiğini bir fark edebilseler… İki on senede nasıl da her şey değişiveiyor. O genç, güzel, çekici insan gidiyor, yerine iki büklüm olmuş, tanınmayacak şekilde yaşlanmış, yüzü buruşmuş, kemikleri yaşlılıktan gevşemiş bir insan geliyor.

Bakın bir zamanlar yakışıklılığı ile nam salmışMickey Rouke’un son haline. Bu görüntüden daha ibretlik bir şey olabilir mi? Bir insanın bu kadar yakışıklı iken bu kadar yaşlanıp acizleşmesi Allah’tan insanlara bir hatırlatma değil mi? Allah her görüntüyle bize “gerçek hayat dünyadaki kısacık hayat değil, ahiretteki sonsuz hayat” diyor ama milyarlarca insan şuurunu açmamakta direniyor.

En mükemmel görünen insan bile mutlaka yaşlanır ve ölür. Beklenmedik bir anda bir kazayla paramparça olabilir. Dünyadaki beden gibi, dünyanın bizzat kendisi de eksik, kusurlu, yetersiz ve geçicidir. Bütün çiçekler mutlaka solar, en güzel yiyecekler çürür, bozulur, kokuşur. Tüm bunlar bu dünyaya mahsus eksik ve kusurlardır. Bizlere verilen kısacık dünya hayatı da, taşıdığımız beden de Allah’ın çok kısa bir süre için verdiği geçici emanetlerdir. Sonsuz bir yaşantı ve mükemmel bir yaratılış ise yalnızca ahirete mahsustur. Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyurur:

Size verilen herhangi bir şey, dünya hayatının metaı (kısa süreli faydalanması)dır. Allah Katında olan ise, daha hayırlı ve daha süreklidir. (Bu da) iman edip Rablerine tevekkül edenler içindir. (Şura Suresi, 36)

İnsanlar iman edeceklerine, var güçleriyle Allah’a yöneleneceklerine kısacık geçen dünyaya meylediyorlar. O zavallı, toprağa akmaya hazırlanan bedenlerini süsleyip püslüyorlar. Bu dünyaya delicesine bağlanıyorlar. Oysa ölüm hepsinin kapısında geleceği günü bekliyor. Her geçen gün daha da yaşalnıyorlar. Ve imanla eğitmedikleri bir ruhu ahirette sonsuza kadar ızdırap çekmesi, pişmanlık duyması için hazırlıyorlar…

Zulmeden her nefis, yeryüzündekilerin tümüne sahip olsa bunu (azaba karşılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmedilmiştir. (Yunus Suresi, 54)

Kaynak: http://dunyahayatimiz.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s