Fazıl Say’ın dinimize hakaret etme hakkı yok! Bunun düşünce özgürlüğü ile alakası yok!

Fazıl Say’ın dinimize hakaret etme hakkı yok! Bunun düşünce özgürlüğü ile alakası yok!

Fazıl Say’ın dinimize hakaret etme hakkı yok! Bunun düşünce özgürlüğü ile alakası yok!

Gerçek sanatçı ülkeyi nefret söylemleriyle meşgul etmeyendir, halkı sevgiyle kucaklayandır.


Fazıl Say’ın dinimize hakaret ettiği sözleri ile ilgili dava hala devam ediyor. Bu arada bu dava Avrupa Birliği’nden Avrupa İnsan HaklarıMahkemesi’ne kadar taşındı biliyorsunuz.

Yazıyı yazarken tekrar Fazıl Say’ın yazdığı hakaret dolu ifadelere baktım ve inanın tüm benliğime kadar tekrar rahatsız oldum. (Onun söylediği bu çirkin sözlerden dolayı tem tertemiz kitabımız Kuran’ı, hemde Rabbimizi tenzih ederim.)

Fazıl Say’ın Müslümanların inandığı Kuran ayetleri hakkında böylesine çirkin sözler söylemeye hiç hakkı yok. Bunun ne düşünce özgürlüğü ile alakası var, ne de insan haklarıyla. Her insan hem dinsizlere karşı, hem de diğer dinden insanlara karşı saygı dolu, sevgi dolu olmalı. Böylesine çirkin bir cesaret, insanların inançlarına böylesine çirkin bir saldırı ancak kişinin kendisini küçük düşürür. Karşı tarafa hiçbir şey olmaz.

Üstelik bunu bir de sanatçı yapıyorsa bu onun için çok daha kötü bir durumdur. Sanatçı dediğimiz insan duyarlıdır, sevgi doludur, ileri görüşlüdür, insaniyetlidir. Topluma örnektir. İçinde böylesine nefret biriktirmez. Aynı saygısızlığı bir dindar da ateiste yapamaz. Bir Müslüman da bir Musevi’ye, ya da Hıristiyan’a yapamaz. Karşı tarafın diniyle alay edemez.

Zaten sanatçıların istediği de hep karşılıklı anlayış ve saygı değil midir? Ama sen kalkıp da insanların dinine, maneviyatına, haşa Allah’a böylesine hakaret edici sözler paylaşırsan o zaman hem insanların gözünde bütün değerini yitirirsin, hem de bunun sonuçlarına katlanırsın.

Fazıl Say’ın davasının nasıl sonuçlanacağını bilmiyorum, bunu hep birlikte göreceğiz. Ama insanların bilmedikleri bir şey var. Asıl dava burada değil Allah’ın huzurunda görülecektir. İnsanlar birşey söylemeyi, lafı savurmayı kolay zannediyorlar. Ağızlarından birşey çıktığında, ya da onu yazdıklarında bu söylediklerinin ve yazdıklarının unutulacağını düşünüyorlar. Oysa çok ama çok yanılıyorlar. Hiçbirşey unutulmuyor. Her söylenen ve her yazılan satır satır kişinin kendi kitabına yazılıyor. Ve Allah’ın huzuruna geldiğinde de kişinin kitabı açılıyor ve o kişi yaptıklarının hesabını bir bir veriyor.

(Önlerine) Kitap konulmuştur; artık suçlu-günahkarların, onda olanlardan dolayı dehşetle-korkuya kapıldıklarını görürsün. Derler ki: “Eyvahlar bize, bu kitaba ne oluyor ki, küçük büyük bırakmayıp herşeyi sayıp-döküyor?” Yapıp-ettiklerini (önlerinde) hazır bulmuşlardır. Rabbin hiç kimseye zulmetmez. (Kehf Suresi, 49)

Onların işlemiş oldukları herşey kitaplarda (yazılı)dır.

Küçük, büyük herşey satır satır (yazılı)dır. (Kamer Suresi, 52-53)

Fazıl Say bu yazdıklarından dolayı Müslümanlardan özür dilemeli ve Allah’tan kendisi adına bağışlanma dilemeli. Her dine, her inanca saygı duyduğunu söylemeli. Allah’ın huzurunda hesabını veremeyeceği sözler söylememeli. Emin olsun ki, Allah’ın huzurunda yapayalnız durduğunda yanında onu dünya hayatında kollayan ya da destekçi olan ateistler ordusu olmayacak, Allah’ın huzurunda yapayalnız ve tek başına olacak. Bu yüzden pişman olacağı sözler söylememeli ve mutlaka Müslümanlardan özür dilemeli diyorum.

Reklamlar

Cevapla

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s