Bağnazlar Lindsay Lohan’ı rahat bırakmalı!

Bağnazlar Lindsay Lohan’ı rahat bırakmalı!

Lindsay Lohan instagram hesabında bulunan tüm eski resimlerini silerek ve Aleykümselam diyerek hayatında tertemiz bir sayfa açtığını tüm dünyaya duyurdu.  Müslüman olduğu iddia edilen Lindsay Lohan Suriye’lilere destek olmak üzere geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelmişti.

Umarım şimdi Lindsay Lohan’ı bağnazlar bunaltmazlar. Bizim tertemiz dinimiz olan İslam’da müzik de var, sanat var, dans var, kadına her türlü özgürlük var, başörtüsü yok. Bizim dinimiz bir dayatma dini değil, tam tersine samimiyetle, derin Allah sevgisiyle yaşanan bir din. Tam anlamıyla barış, sevgi, kardeşlik ve hoşgörü dini.

Bağnazların ise kadına bakış açısı çok çirkin, kadın ne derse tersini yapın, gerekirse dövün diyen çok vahşi bir anlayışları var. Onların uydurduğu dinde her şey yasak, her şey haram. Bağnazlar kendi uydurdukları bu din yüzünden dünyada çok fazla insanı İslam’dan soğuttular.

Umarım Lindsay Lohan tertemiz Kuran’a yönelir ve bağnazlar tarafından rahat bırakılır…

Kaynak: http://bagnazliknedir.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Ne acı ki on bin kişilik Milliyet Blog’da en çok okunan iki kişi dizi yazarı!

Ne acı ki on bin kişilik Milliyet Blog’da en çok okunan iki kişi dizi yazarı!

Zulmü seyretmek, zulme sessiz kalmak işte bu vicdansızlığa ortak olmaktır.


Dün gece geç saatte en çok okunan yazarlar nelerden bahsediyorlar diye bir bakayım dedim. Ve on bin kişilik yazar topluluğuna sahip Milliyet Blog’da ne acı ki en çok okunan iki yazar sadece dizilerden bahsediyor.

Yok Çağatay Ulusoy’un yeni dizisi İçerde’ye kimler katılmış, yok geçen haftanın en çok izlenen dizileri nelermiş, yok Kösem Sultan Bağdat Fatihi IV. Murat olarak geliyormuş!

Şimdi Türkiye’nin başındaki büyük felaketi, bu büyünün içinden çıkıp da dışarıdan baktığınızda görebiliyor musunuz? Nerdeyse milyonlarca insan adeta dizilerle derin bir uykuyla uyutuluyor. İngiliz Ve Amerikan derin devletinin yıllardır uyguladığı sinsi bir uyutma programı bu. Bayılarak izlediğiniz Survivor’lar, Kısmetse Olur’lar nerdeyse 50 ülkede aynı anda yayına giriyor. Hepsi aynı amaca, “Yeni Dünya Düzeni’nde ülkelerin böl-parçala-yönet” planına hizmet ediyor.

İnsanlar sabahtan akşama kadar robot gibi çalışıp, sonra servislerine ya da arabalarına binip eve geliyorlar. Kendilerini yorgun bir şekilde koltuğa atıp bizim blog yazarlarının överek göklere çıkardıkları dizileri uyuşmuş bir beyinle seyrediyorlar. Ve sonra da yatıp uyuyorlar. Bu döngü yıllarca hiç değişmeden devam ediyor.

Türkiye’de de milyonlarca insan dizilere dalıp gitmişken İngiliz derin devleti Türkiye’yi bölme planları yapıyor, sinsice darbe planları düzenleniyor.PKK Güneydoğu’ya bomba döşüyor ve orayı sinsice ele geçiriyor. Irak üçe bölünüyor, Suriye, Mısır, Libya kan ağlıyor. Ortadoğu’da İngiliz ajanları sürekli kargaşa çıkarıyor, Hatay’a yine İngiliz ve Amerikalı ajanlar doluşuyor. Amerika ve İngiltere büyükelçileri üsleri ziyaret ediyor. Siz ise bu sırada sadece “Hürrem Sultan acaba bir sonraki bölümde ne yapacak?” diye düşünüyorsunuz. “Çağatay Ulusuy’un yeni dizisi başlıyor, ne heyecanlı” diye seviniyorsunuz! Oysa o sırada birileri sizin oturduğunuz koltuğu altınızdan çekiyor, memleketinizi bölmek ve paramparça etmek için Güneydoğu’ya silah yığıyor ve yeni yeni darbe planları hazırlıyor!

Bu dizilere dalmış olan milyonlarca insan bir gün twitter da Suriye’li aç bir çocuğun görüntüsünü görüyor. Bu videoyu paylaşıyor ve üzerine birkaç dokunaklı cümle yazıyor. Ve işinin orada bittiğini düşünüyor. Sonra sakince dizisini izlemeye devam ediyor. Vicdanı da son derece rahat. Nerede Müslümanların kurtuluşu için İslam Birliği’ni istemek, nerede Ortadoğu’da dökülen kanı önlemek için tebliğ yapmak, insanları bağnazlıktan kurtarıp Kuran’a çekmek için çalışmak ve tabii ki nerede Allah’ı anmak… Bunların hepsi bir köşeye itiliyor ve içi bomboş bir yaşamın içinde sadece kendi çıkarı, eğlencesi için bir yaşam tercih ediliyor.

Devlet okullarda milli şuur dersi koymadıkça, Darwinist, materyalist eğitim durmadıkça, PKK’nın ancak anti materyalist, anti Darwinist eğitimle yok edileceği anlaşılmadıkça Türkiye’nin başındaki bela hiç eksik olmaz.

Siz böyle bomboş dizilerle kendinizi eğlendirirken Türkiye’nin de bir Irak, ya da Suriye olmayacağından ne kadar da eminsiniz.O içine gömüldüğünüz koltukta ne kadar da rahatsınız. Hâlbuki Osmanlı döneminden beri Türkiye’yi parçalamaya yemin eden İngiliz derin devleti yüzlerce ajanı içimize salmak için yetiştiriyor ve yeni darbe planları yapıyor. Uyanın artık diyorum, bu kutsal topraklarımız hainler tarafından parçalanmadan uyanın! Siz de Suriye’liler gibi sığınacak bir kapı arayabilirsiniz, bunu unutmayın! Aynı zamanda zulüm altında yaşam mücadelesi veren Müslümanları kurtarmakla da yükümlüsünüz, bunu da unutmayın!

Ülkemiz böylesine tehlikedeyken insanların beyinlerini uyuşturan yazarları da vicdanlarını kullanmaya davet ediyorum. Çünkü insan her yaptığından, her düşündüğünden, her yazdığından, her konuştuğundan sorumludur. Kendi hiç farkında olmasa bile yazdığı her satır daha sonra sorulmak üzere aynı anda kendi kitabına da yazılmaktadır…

Size ne oluyor ki, Allah yolunda ve: “Rabbimiz, bizi halkı zalim olan bu ülkeden çıkar, bize Katından bir veli (koruyucu sahib) gönder, bize Katından bir yardım eden yolla” diyen erkekler, kadınlar ve çocuklardan zayıf bırakılmışlar adına savaşmıyorsunuz? (Nisa Suresi, 75)

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Hülya Avşar, “ne mutlu ki bize çocuklarımıza spor bilinci aşıladık” diyor ama…

Hülya Avşar, “ne mutlu ki bize çocuklarımıza spor bilinci aşıladık” diyor ama...

Geçtiğimiz günlerde Hülya Avşar’ın konuğu Ebru Şallı’ydı. Programı biraz izledim. Hülya Avşar Ebru Şallı’ya çocuklarını soruyor, Ebru Şallı’da çocuklarını herşeyden önce spora yönlendirdiğini söylüyordu.

Hülya Avşar’da bunun karşısında çok mutlu olup “ne mutlu ki bize çocuklarımıza spor bilinci aşıladık. Zehra bir gün spor yapmasam vicdan azabı duyuyorum” diye anlatıyordu.

Tabii ki çocuklarımıza spor bilinci aşılayacağız, tabii ki bedenlerinin zinde kalması için onları spora yönlendireceğiz. Peki ama ruhları ne olacak bu çocukların? Hiç ondan bahseden yok. Hülya Avşar’ın ya da Ebru Şallı’nın çocuklarına ne kadar dini eğitim verdiklerini, onları ne kadar maneviyata yönlendirdiklerini bilmiyorum. Çünkü programda bu konulardan hiç bahsedilmedi.

Sadece şunu çok iyi biliyorum. Öyle bir gençlik yetişti ki, sabahtan akşama kadar spor salonlarında vücudunu geliştiriyor. Kız da aynı erkek de aynı. Akşama kadar ter içinde kalıp sonra vücutlarının nasıl geliştiğini gösteren resimler çekip instagram da facebook ta yayınlıyorlar. Kafa nerdeyse yalnızca buna çalışıyor. En nihayetinde yaşlanıp çürüyecek, sonunda da mezara girecek bir bedene inanılmaz değer veriyorlar.

Bir gün spor yapmadığında vicdan azabı çeken çocuk, günlerce, aylarca, yıllarca namaz kılmadığı için hiç vicdan azabı çekmiyor. Kuran’ı hiç okumadığı için de, ayetleri bilmediği için de, Allah için hiçbir şey yapmadığı için de hiç vicdan azabı çekmiyor. Günler, aylar, yıllar öyle akıp gidiyor. Sorsan Kuran’dan tek ayet bilmez, sorsan namaz kılmayı bilmez, sorsan hayatında hiç oruç tutmamıştır. “Allah bizden bu dünyada nasıl bir kul olmamızı istiyor” diye sorsan onu da cevaplayamaz. Çünkü hiç düşünmemiştir. Bu dünyaya neden geldi, sorumlulukları neler, dünya hayatından sonra sonsuza kadar kalacağı ahiret hayatı için ne yapıyor, Allah’ın tüm kainatı yarattığının farkında mı? Şükrediyor mu, Allah’ı içli içli düşünüyor mu, Allah’ı anıyor mu?

Farkındaysanız bunlardan hiç bahis yok, en ufak bir söz etme yok. Her zaman söylüyorum. Hülya Avşar’ı ya da Ebu Şallı’yı bilemem. Ben genel olarak anne babalara sesleniyorum. Eğer bir anne baba evladını gerçekten seviyorsa onu ahirete hazırlar. Kısacık dünya hayatını kurtarma peşinde olmaz. Aman çocuğum ne kadar iyi spor yapıyor diye havalara uçmaz. Çocuğunun ruhunu Kuran’la, Allah sevgisiyle, maneviyatla eğitir. Onu sonsuz ahiret hayatına hazırlar. Şimdiki anne babalar çocukları en iyi koleje girdi mi, en iyi üniversiteye kapak attı mı, iyi bir iş sahibi oldu mu onun peşindeler. Halbuki bütün bunlar sadece dünya hayatını iyi geçirmeye yönelik hedeflerdir. Bununla birlikte çocuğunuzu manevi olarak Kuran’la eğitmezseniz çocuk hem bu dünyada hem de ahirette asla gerçek mutluluğu yakalayamaz. Üstelik siz çocuğunuzun dünyasını kurtardım diye sevinirken o çocuk ahirette bu tavrınızdan dolayı sizden asla razı olmayacaktır.

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste

Kedicikler “Uyan Türkiye” de Tahir Sarıkaya’nın konuğuydu

Kedicikler "Uyan Türkiye" de Tahir Sarıkaya’nın konuğuydu

Kedicikler bu sabah Tahir Sarıkaya’ya konuk oldular.


Bugün Beyaz TV’de sabah “Uyan Türkiyem” in konukları kediciklerden Didem Ürer ve Aylin Kocaman’dı. Programı bu linkten izleyebilirsiniz:https://www.youtube.com/watch?v=er6H7Law0KU

Tahir Sarıkaya dünyanın bir çok gazetesinde, dergilerde köşe yazıları yazan Didem Ürer ve Aylin Kocaman’a şu soruları sordu:

Kedicikler kimlerdir?

Siyasi düşünceleri ne yönde?

Neden hep dans ediyorlar?

İslam’da ‘dekolte’ var mı?

PKK’ya karşı naıl mücadele ediyorlar?

İslam’ın modern yüzünü gösteren, yobazlıkla gerçek İslam’ın taban tabana zıt olduğunu gösteren bu güzel programı izlemenizi tavsiye ediyorum.

https://twitter.com/aylin_kocaman

https://twitter.com/didem_urer

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/