Peygamberimiz diyor ki: İki köprü engellendiğinde Mehdimizin zuhur zamanıdır!

Peygamberimiz diyor ki: İki köprü engellendiğinde Mehdimizin zuhur zamanıdır!

15 Temmuz gecesi Hz. Hızır görevdeydi, insanlar bu gerçeği unutuyorlar…


Peygamberimizin ahir zamanda gerçekleşecek olayları adeta görmüş gibi tüm detayları ile hadislerde söylediğini sürekli anlatıyorum. Bakın peygamberimizin hadislerinden biri daha 15 Temmuz gecesi yaşananlar ile Mehdiyeti nasıl bağdaştırıyor:

İmam Sadık şöyle buyurdı: “İki köprü engellendiğinde işte bu Ehl Beytten Kaim Mehdimizin zuhur zamanıdır. (Melaim vel Fiten, İbni Tavus, 181)

Peygamberimiz ahir zamanın mühim bir olayı olarak yaşadığımız bu olayı detaylarıyla anlatmış, bu gerçekten de çok büyük mucize. Hadisin Arapçasında iki köprünün engellenmesi bağlanmak, insanlarca kapatılması ifadesi geçiyor.

Peygamberimizin 15 Temmuzda yaşadığımız darbe ile ilgili diğer hadisini de hatırlayalım:

“Köprü boydan boya tutulduğunda, doğudan gelen perçemli yıldızlar uçtuğunda, işte bu köprüde insanlar ölürler.” (Yevmul Halas, Kamil Süleyman, sayfa 515)

Hadisi incelersek peygamberimizin nasıl detay verdiğini çok net görüyoruz. Köprü boydan boya tutulduğunda (askerler köprüü kapattığında), doğudan gelen (Uçaklar Diyarnakırdan kalktı), perçemli yıldızlar ( F16’ların üzerinde kırmızı Türk bayrakları var, bomba attığında perçem görüntüsü oluşuyor), işte bu köprüde insanlar ölürler. (şehit düşen kahraman insanlarımız)

Gördüğünüz gibi peygamberimizin ahir zaman hadisleri işte böyle arka arkaya gerçekleşiyor. Daha olağanüstü olaylar yaşayacağız, hep harika olaylar olacak, Müslümanlara baskılar artacak ve hamiyet-i İslamiye feveran edecek. Ama bunun sonucunda da Allah’ın izniyle mehdi adeta güneş gibi tüm insanlığın üzerine doğacak…

Bediüzzaman’da halkın Müslümanlara olan baskı sonucunda hamiyet-i islamiye’nin feveran edeceğini ve ardından Mehdi’nin zuhur edeceğini şöyle müjdeliyor:

“Böyle bir cemaat-ı azime (Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in soyundan gelen büyük seyyidler cemaati) içindeki mukaddes kuvveti tehyic edecek (harekete geçirecek) ve uyandıracak HADİSAT-I AZİME (büyük olaylar) VÜCUDA GELİYOR (meydana geliyor). Elbette O KUVVET-İ AZİMEDEKİ (büyük kuvvetteki) BİR HAMİYET-İ ALİYE (büyük koruma hissi) FEVERAN EDECEK  ve  HAZRETİ MEHDİ BAŞINA GEÇİP, TARİK-I HAK (hak yola) VE HAKİKATE (gerçeğe) SEVK EDECEK.”  (Bediüzzaman Said Nursi, Mektubat, s. 473)

Kaynak: http://hzisavehzmehdiyibuyuzyildagorecegiz.blogspot.com.tr/ , A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Hz. Mehdi ve 15 Temmuz darbe olayı ile ilgili yeni hadisler…

Hz. Mehdi ve 15 Temmuz darbe olayı ile ilgili yeni hadisler...

15 Temmuz darbe olayının arkasındaki üst akıl İngiliz derin devletidir.


15 Temmuz’da Türkiye’de yaşanan darbeolayı peygamberimizin hadisleriyle bağlantılı olağanüstü bir olaydır. Ahir zamanda olduğumuz için yaşadığımız her olay Mehdiyetle bağlantılıdır. Peygamberimiz hadislerinde 15 Temmuz darbe olayıyla ilgili çok fazla detay veriyor. Şimdi hadislere bakalım.

Peygamberimiz ahir zamanda gerçek imanlı, derin imanlı insanların İstanbul’da yoğunlaşacağını bildiriyor. İstanbul’un zalimleri, teröristleri, canileri atacağından bahsediyor.

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’de:

Medine (İstanbul) demirci körüğü gibidir, değersizlerini dışarı atar, temizlerini de meydana çıkarır.(Buhari 1883, Müslim 1383/389, Nesei 4196, Tirmizi 3920, İbni Hibban 3732, Ahmed 3/306)

Hadiste peygamberimizin  “temizlerini de meydana çıkarır” diye söylediği gibi imanlı halkımız da meydanlarda.

Hz. Mehdi’nin önünde Hz. Hızır yürür, Hz. Mehdi’ye yardım eder, kolaylık sağlar. Peygamberimiz hadisinde şöyle bildiriyor:

Ali (KerremAllahu veçhe) buyurdu:

MEHDİ’NİN ÖNÜNDE HIZIR YÜRÜR. Mehdi Peygamber’in izinde gider, görmediği yerden melekler onun önünde set olur, korurlar. Medine’yi Rumiye’yi (İstanbul’u) büyük bir mücadeleyle şehit de olan 70 bin Müslümanla beraber manen tekbirlerle fetheder. (Yevmul Halas, Kamil Süleyman, sayfa: 332)

15 Temmuz darbe olayında Hz. Hızır görevdeydi. İstanbul Hz. Mehdi’nin manen feth edeceği şehirdir, kutsal bir şehirdir. Darbe gecesi yaşanan 70 den fazla mucize Hz. Hızır’ın görevde olduğunu çok açık bir şekilde göstermektedir.

Peygamberimiz diğer bir hadisinde Deccal Türklerle mücadele edecek, Deccali Hz. Mehdi etkisiz hale getirecek diye bildiriyor:

İmam Sadık şöyle buyurdu: Deccal Türkle savaşır. Sonra deccalin kökünün kazınması Mehdi’nin eliyle olur. Mehdi ilk sancağını açıp Türklere yönelir. (Yevmül Halas, Kamil Süleyman, sayfa: 329)

Burada peygamberimizin bahsettiği Türkle savaşan Deccal İngiliz derin devletidir. Deccal’in kökü ancak Mehdi vesilesiyle kazınacaktır. Hz. Mehdi’nin ilk sancağını açıp Türklere yönelmesi Mehdi’nin Türkiye’den zuhur edeceğine işarettir.

Peygamberimiz başka bir hadisinde Hz. Mehdi’nin peygamberimizin izinde yürüyeceğini Müslümanlarla birlikte İstanbul’u tekbirlerle feth edeceğini bildiriyor:

Ali (KerremAllahu veçhe) buyurdu:

Mehdi’nin önünde Hızır yürür. Mehdi Peygamberin izinde gider, görmediği yerden melekler onun önünde set olur, korurlar. Medine’yi Rumiye’yi ( İstanbul’u) büyük bir mücadeleyle şehit de olan 70 bin Müslümanla beraber manen tekbirlerle fetheder.
(Yevmul Halas, Kamil Süleyman, sayfa: 332)

15 Temmuz darbe olayının hadislerle bağlantısı ile ilgili diğer yazılarım:

http://blog.milliyet.com.tr/iste-15-temmuz-darbe-gecesi-turkiye-nin-deprem-haritasi-/Blog/?BlogNo=538692

http://blog.milliyet.com.tr/peygamberimiz-diyor-ki–iki-kopru-engellendiginde-mehdimizin-zuhur-zamanidir-/Blog/?BlogNo=538547

http://blog.milliyet.com.tr/peygamberimiz-diyor-ki–kopru-boydan-boya-tutuldugunda-insanlar-olurler/Blog/?BlogNo=537562

http://blog.milliyet.com.tr/sok-olacaksiniz–peygamberimiz-darbenin-yasanacagini-hadislerde-bildirmis—/Blog/?BlogNo=537315

Kaynak: http://hzisavehzmehdiyibuyuzyildagorecegiz.blogspot.com.tr/ , A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

İngiliz derin devleti PKK/PYD’yi İslam âlemini yok edecek Deccal ordusu olarak görüyor!

İngiliz derin devleti PKK/PYD’yi İslam âlemini yok edecek Deccal ordusu olarak görüyor!

İngiliz derin devleti PKK/PYD’yi İslam âlemini yok edecek Deccal ordusu olarak görüyor!

PYD-PJAK-PKK tek bir tane isim vardır hepsi PKK. Liderleri tek, parti tek, yönetim tek, komuta zinciri tek!


İngiliz derin devleti yıllardırPKK’yı vePYD’yi destekliyor, çünkü PKK ve PYD’yi İslam âlemini yok edecek Deccal ordusu olarak görüyorlar. Hiç utanmadan bu kalleş örgütleri utanmadan, gözümüzün içine baka baka destekliyorlar.

Amerikan ordusu da hiç utanmadan artık PYD üniformalarını giyip öyle savaşıyorlar. Zaten Amerikalılar ve İngilizler savaş ortamında teröristlerle tamamen sapık bir ilişki içindeler. İçip içip erkek erkeğe sapkınlıklar yapıyor sonra da utanmadan PKK’lılarla resim çektiriyorlar. Hiçbir Amerikan başkanı komünistleri desteklemediği halde Obama da PKK’ya ve PYD’ye sahip çıkıyor.

PKK/PYD’nin en büyük amacı, Türkiye’de bir komünist Kürdistan oluşturmak, proletarya diktatörlüğü kurmak, dolayısıyla Türkiye’yi paramparça etmektir. Bu da İngiliz derin devletinin çok işine geliyor.Çünkü yüzyıldır Türkiye’yi bölme planlarını bir türlü gerçekleştiremediler. PKK/PYD sayesinde gerçekleştirmeyi hayal ediyorlar.

Amerika’nın ve İngiltere’nin PKK/PYD’YE silah vermesi çok büyük ahlaksızlıktır. Bunlardan yüz bulan PYD gidip Fransa’da temsilcilik açıyor. Türk devletinden de hiç kimse bu rezalete ses çıkarmıyor. Türk devleti ağırlığını koysun, bu terörist örgütlenmelere Avrupa ve Amerika hiçbir şekilde sahip çıkamasın. Türkiye bu durumlarda çok sert tepkisini göstersin, ezik ve geriye çekilmiş, aciz bir tutum sergilemesin. Derin devletler yaptıkları her hamlenin karşılığını alsınlar.

Sonuç olarak İngiliz derin devleti boşa uğraşıyor. Biz topraklarımızı ne PKK’ya ne de PYD’ye teslim etmeyeceğiz. Çanakkale’de nasıl rezil oldularsa yine aynısı olacak. PKK’yı ülkemizden kovacağız ve asla vatanımızı böldürmeyeceğiz.

Kaynak: http://abdningoremedigipkk.blogspot.com.tr/, A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

PKK’yı destekleyen İran İngiliz derin devleti ile nasıl bir anlaşma yaptı?

PKK’yı destekleyen İran İngiliz derin devleti ile nasıl bir anlaşma yaptı?

PKK’yı destekleyen İran İngiliz derin devleti ile nasıl bir anlaşma yaptı?

İran, İngiliz derin devleti ile birlikte hem PKK’yı hem YPG’yi destekliyor.


Şu an PKK’yı en çok destekleyen ülkelerden biri de İran. Bakın Müslüman olan bir ülke Komünist, Stalinist olan bir örgütü destekliyor. Üstelik İran sadece PKK’yı değil, bütün Komünist örgütleri de destekliyor.

İran derin devleti de ilk kurulduğu günden beri İngiliz derin devleti ile bağlantıda. Eskiden bildiğiniz gibi İran’ın petrolü, doğal zenginlikleri İngilizler tarafından kontrol ediliyordu, hep İngiliz şirketlerinin elindeydi.

İran birkaç yıldır İngiliz istihbaratı MI6 ile daha yoğun görüşmeler yapıyor. İran istihbaratı Savama ile İngiliz istihbaratı MI6 arasında yapılan görüşmelerde İngiliz desteği ile Kandil’de Türkiye’ye karşı daha güçlü bir PKK oluşturulması kararı verildi.

Düşünün Müslüman olarak bilinen İran nasıl PKK ve İngiliz derin devleti ile işbirliği yapıp Türkiye’nin paramparça edilme hedefine yardımda bulunuyor.

Tabii burada Türkiye’nin de hatası var. İran’la dost olmak varken Türkiye’de bir kesim İran’a nefretle tavır aldı. Onlar da MI6 ile bağlantıya geçip Türkiye’ye karşı tavır aldılar.

Terörist Abdullah Öcalan İngiliz derin devletinin PKK’ya verdiği desteği şöyle anlatıyor:

“İngiltere’nin PKK yaklaşımını iyi anlamak gerekiyor. İNGİLTERE KENDİNE
GÖRE KÜRT HAREKATI ÜZERİNDE DERİN POLİTİKALARIN İÇİNDEDİR. Bazılarını yanına çeker, bazılarını harcar. Destekler gibi yapar, amacına ulaşınca horlar.”  (Tekin Arslan, imralı’daki Konuk syf. 435)

Türkiye terörle mücadele ederken akılcı bir politika ile İran’ı ve İsrail’i mutlaka yanına çekmeli. Derin devletlerin oyununu görüp bu sinsi tuzakları bozacak atak hamleler yapmalı.

Kaynak: http://abdningoremedigipkk.blogspot.com.tr/, A9 TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Celal Şengör “insanlar dışkısını yedirmek işkence değil!” derse…

Celal Şengör “insanlar dışkısını yedirmek işkence değil!” derse…

Celal Şengör “insanlar dışkısını yedirmek işkence değil!” derse…

Türk milletini insan yerine koymayan, beğenmeyen ve cahil diye aşağılayan Şengör’ün Türkiye’de ne işi var?


Ne diyordu Türkiye’nin saygın (!) bilim adamı,jeolojiprofesörüCelal Şengör: “Kenan Evren’in 12 Eylül’de yaptığı her şeyi onaylıyorum. İnsanlara dışkısını yedirmek işkence değil. Ben bal gibi yerim. Niye biliyor musun? Ben bunların yendiğini gördüm. Bir gün San Diego hayvanat bahçesinde goriller birbirlerine dışkılarını ikram ediyorlardı. Onlar da bizim gibi primatlar. Gayet güzel, hiçbir şey de olmaz!  Meselâ jeolojinin kurucularından olan William Buckland’ın hayvanlar âlemindeki her şeyi tatmak gibi bir merakı vardı: Dışkı ve sidikler dâhil. Yani dışkı pis bir şey değil ki. Sen sidiğini içmez misin?”

Bu sorunun ardından röportajı yapan kişi nasıl hala soru sormaya devam ediyor anlamak pek mümkün değil. Düşünün; “İnsanlara dışkısını yedirmek işkence değil, goriller de birbirlerine dışkılarını ikram ediyorlardı. Onlar da bizim gibi primatlar.” diyen biri üniversitede bizim çocuklarımıza ders veriyor, bizim çocuklarımızın beyni hala Darwinist düşüncelerle, evrimsafsatalarıyla işte böyle yıkanıyor. Bu noktada Celal Şengör’ün 21. Yüzyılda evrimin çoktan çöktüğünü kabul etmemesinden, bütün delilleri görememesinden ve sıkışıp kendi dünyasında kalmasından mı bahsedelim, yoksa hala öğrencilere “siz de primatsınız, atanız bir mikrop” diye anlatmasının vahametinden mi, yoksa kendi dışkısını yemeği makul görmesinin iğrençliğinden mi bilmiyorum.

Halkı cahillikle suçlayan, Türk milletini adamdan saymayıp Avrupa ve Amerika özentisinde olan, bilimle iç içe olduğunu sanıp evrimi reddeden milyonlarca fosili görmezden gelen Celal Şengör’ün hali içler acısı bence. İşte Darwinist ve materyalist eğitimin sonucu böyle vahim oluyor. Celal Şengör karşısındaki insanı mikroptan gelişmiş bir hayvan olarak görüyor! Zaten televizyon programlarına çıkıp bir maymun gibi zıplayarak evrim teorisini anlatıyor, artık gelinen noktayı varın siz düşünün! Kendisini çok bilgili sanan bir bilim adamının, bir profesörün aslında 21. Yüzyıl bilimine ne kadar uzak kaldığını, kendi cehaletinin içinde nasıl boğulduğunu hep birlikte görüyoruz işte. 21. Yüzyılda birçok bilim adamı evrimin hiç yaşanmadığını kabul edip, bir safsataya inandıklarını itiraf ederken Celal Şengör hala devam ediyor. Ve kendi sığ dünyasının kapılarını dünyaya kapatıyor.

Kendisi bir jeoloji profesörü iken milyonlarca fosilin nasıl olup da aradan milyarlarca yıl geçmesine rağmen hiç değişmediğini açıklayamıyor. Evrimi ispat eden tek bir ara fosilin olmamasını da açıklayamıyor. Şu anda yaşayan canlılarla milyonlarca yıl önce yaşayan canlıların fosilleri birebir aynı! Hem de en ufak ayrıntısına kadar! Bu da canlıların birbirlerine dönüşmediklerini, yani evrim geçirmediklerini ispatlıyor.

Celal Şengör aynı röportajda halkı seviyesiz gördüğü için, kendisini de çok elit bulduğu için “35 yıldır halkın arasına karışmadım.” demiş. Aman hiç karışmasın bence. O bulunduğu evin içinde “kendi dışkısını yemeği” son derece makul görerek yaşamaya devam etsin. Halkta onu kendi içinde görmek istemiyor zaten…

Kaynak: http://evrimcilerneleridusunemez.blogspot.com.tr/

http://fosillerevriminasilyalanlar3.blogspot.com.tr/

Dünya derin devletlerinin derdi İşid değil Müslümanlar kıyımı!

Dünya derin devletlerinin derdi İşid değil Müslümanlar kıyımı!

Dünya derin devletlerinin derdi İşid değil Müslümanlar kıyımı!

1 Avrupalı’ya da Amerikalı’ya karşılık 1000 masum Müslüman’ın canı alınıyor!


Resimde Rusya’nın Suriye’ye attığı fosfor bombasını görüyorsunuz. Aşağıda ne İşid var, ne de radikalteröristler. İşid yerin altında, hiç görülmeyen izbe yerlerdeki mağaralarda yaşıyor. Fakat şu anda Fransa, Amerika ve Rusya birleşmiş Müslümanları tepeden bomba ile toptan katlediyorlar. Vurdukları yerler: Pazar yerleri, hastaneler, aş evleri, fırınlar. Oradaki halka en ufak bir yaşam hakkı tanımayacak şekilde acımasızca saldırıyorlar. Bombalarla canını kaybeden İşid elemanları değil, masum çocuklar, kadınlar ve çaresiz Müslümanlar.

Dünya derin devletleri Suriye’de teröristlere değil Müslümanlara karşı. PKK, IŞİD’den kat kat fazla insan öldürdü. Ama topluca PKK’ya destek veriyorlar, YPG’ye destek veriyorlar. Hepsini gizliden gizliye silahlandırıyorlar. Sonuçta tekrar söylüyorum, dünya derin devletlerinin derdi İşid ya da terör değil, Müslüman kıyımı. Şimdiye kadar kaç İşid’li öldürdüler, İşid’e ne zarar verebildiler? Tam tersine İşid büyüdükçe büyüyor, sınırlarını genişlettikçe genişletiyor. Ama havadan attıkları bombalarla milyonlarca Müslüman tüm dünyanın gözü önünde katlediliyor.

Rusya Afganistan’ın işgalinde 1.5 milyon Afganlı’nın ölmesine neden oldu. Çeçenistan’da ise 1 milyon Çeçen’in dörtte birini bombardımanlarla katletti.

Amerika Irak’ı işgal ettiğinde 2 milyon Müslüman hayatını kaybetti. Iraklılar kahredici acılardan geçtiler. Hayatları çalındı, tarihleri yok edildi, şehirleri yeryüzünden silindi.

Fransa ise Cezayir’de tam 1.5 milyon insanı hiç acımadan katletti. Hala Afrika’da birçok ülkeyi sömürüyor.

Türkiye’nin bu Müslümanları kırıp geçiren Deccal ekibine karşı çok uyanık olması ve asla hava sahalarını bombardıman için açmaması gerek.Yoksa Müslüman kıyımına ortak olmuş olur ve bu vebalin altından hiçbir şekilde kalkamaz. İşid’i yok etme bahanesiyle ne İncirlik, ne de diğer hava sahalarımız Fransız ve Amerikan uçaklarına kesinlikle açılmamalıdır. Tek bir Müslüman çocuğun ya da kadının şehit edilmesine Türkiye asla ortak olmamalıdır. Türkiye var gücüyle terörün çözümünün bombalamak değil, ilimle mücadele olduğunu tüm dünyaya anlatmalıdır. Türkiye’nin gerçek düşmanı İşid değil PKK’dır. Bu gerçek de derin devletlere ısrarla vurgulanmalıdır.

Kaynak: http://abdningoremedigipkk.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Blog’da Mehdi gelmeyecek nidalarına cevabımdır!

Blog'da Mehdi gelmeyecek nidalarına cevabımdır!

Mehdiyet önüne dağlar da dikilse başarılı olacak, kimse tarafından engellenemeyecektir.


Önce Erol Işıkkardeşimizden, ardından daAli Açıköz kardeşimizdenMehdi ile ilgili yazılar geldi ve bize de tabii ki bir cevap hakkı doğmuş oldu…

Öncelikle Ali Açıkgöz kardeşimiz bu konuda bayağı bilgili. Bilgili insanlarla konuşmanın daha zevkli olduğunu da söylemek gerek.

Ali Açıkgöz’ün söylediği gibi Allah her kavme birpeygamber, bir elçi gönderir. Allah’ın kanunu bu. Açıp Kuran’a baktığınızda Allah her kavme önce elçi gönderdiğini, onları uyardığını, helakin da bu uyarıdan sonra geldiği bildirilir. “Bu kavme elçi gelmesin, herkes kendini eğitsin, doğru yolu kendisi bulsun” demeniz elçinin gelmesini engellemez.

Öyle ki size, kendinizden, size ayetlerimizi okuyacak, sizi arındıracak, size kitap ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek bir elçi gönderdik. (Bakara Suresi, 151)

Biz Kuran’a baktığımızda insanların kendi kendilerine doğru yolu bulmadıklarını, hatta çok saptıklarını görüyoruz. Onları doğru yola ancak peygamberler ve elçiler döndürüyor. Hatta insanların çoğu elçiye inanmıyor, bir avuç insan elçiyi kabul ediyor. Ahir zamanın elçisi de Hz. Mehdi’dir. Hz. Mehdi’de ilk başta yalanlanacak, ona sadece 313 talebesi inanıp güvenecektir. Şimdi bakın Müslüman âlemine, nasıl perişan durumda. Mezhep kavgalarından, iktidar kavgalarından kan gövdeyi götürüyor. Yüzbinlerce Müslüman yurtlarından sürülüyor. Hiç böyle dehşetli dönem yaşadı mı Müslümanlar daha önce? Neden bu kadar zulüm yaşanıyor biliyor musunuz? Çünkü zulüm olmadan, kan dökülmeden, insanlar Mehdi’yi yalvararak çağırmadan Hz. Mehdi çıkmıyor.

Seleme b. Züfer şöyle der: “… MEHDİ, İNSANLARIN KÖTÜLÜK CÂNİLİK VE ZULÜMDEN BIKTIĞI ve hiçbir gaib onun kadar aziz ve sevgili olmadığı bir zamanda kıyam edecektir.” (El-Havi, cilt 2, s.159)

Cafer Sadık şöyle buyuruyor: “HALK HER YERDE (KURTARICI) ARAMAYA KOYULUR. ONDAN BAŞKASINI BULAMAYINCA YİNE ONA (HZ. MEHDİ (AS)’A) DOĞRU KOŞARLAR.” (Bihar-ül Envar,cilt 52, s. 326)

Tüm Müslüman âlemini tek bir bayrak altında toplayabilecek, üstelik bunu kan dökmeden yapacak tek kişi Hz. Mehdi’dir. Şu an Şii’lere, Sunni’lere, mezhep kavgalarına ve İslam ülkelerinin durumuna baktığınızda Müslümanların bunu kendi kendilerine yapamayacakları çok açıkça görülüyor zaten.

“Bunları biliyorsak neden Mehdi bekliyoruz” diye sormuş Ali Açıkgöz. Bizler Mehdi’yi bekliyoruz ama yerimizde oturmuyoruz. İslam’ın yayılması için gayret ediyoruz, sürekli tebliğ yapıyoruz, bağnazlığı Kuran’la ortadan kaldırmaya var gücümüzle gayret ediyoruz. Ayrıca bu arada kendimizi de Kuran ahlakıyla eğitiyoruz. Göğsünde gerçek iman olan söylediğiniz gibi bunu yapıyor, hiçbir şekilde yan gelip yatmıyor. Olmayan ise “daha Mehdi’nin gelmesine yüzyıllar var” deyip ticaretine, işine, gücüne bakıyor, dünyaya dalıyor. Çünkü samimiyetsiz, çünkü zayıf imanlı, çünkü biliyor ki Hz. Mehdi geldiğinde ona tabi olması gerekecek. Sonuçta bu onun menfaatine dokunacak.

Bizler söylediğim gibi Kuran’la tabii ki hem kendimizi, hem de çevremizi düzelteceğiz. Ahir zaman alametlerini ve peygamberimizin gerçekleşen hadislerini anlatıp insanları uyandıracağız. Çünkü insanların çoğu şu anda derin uykuda. Hz. Mehdi’yi aramamızın ve ona katılmak istemememizin nedeni de şu; çünkü peygamberimiz “bütün bunları yaparken bir yandan da Hz. Mehdi’yi arayın” diyor. Zuhur ettiğinde hemen gidip ona biat edin” diyor.

Horasan tarafından bayraklar çıktığını gördüğünüzde, kar üzerinde sürünerek de olsa, o bayraklara katılınız, zira içlerinde Allah’ın halifesi Hz. Mehdi vardır.’ (El-kavlu’l muhatasar fi alamet-il mehdiyy-il muntazar, Hadis no 35)

Sonuç olarak söylediğim gibi ahir zaman çok zorlu bir dönem. Sahte Mehdiler de çıkacak, “Mehdi hiç gelmeyecek” diyenler de. Ama bunların hiçbirinin önemi yok. Çünkü sonunda Allah mutlakakıyametten önce, yani bu dünyayı yok etmeden son kurtarıcısı olan Hz. Mehdi’sini ve Hz. İsa’yı gönderecek. Tıpkı diğer kavimleri helak etmeden elçi gönderdiği gibi. Peygamberimiz hadisinde “kıyametin kopmasına bir gün kalsa Allah Hz. Mehdi’yi gönderir” diyor. Kıyamet şu anda Hz. Mehdi’nin zuhuru için bekletiliyor.

İmam Muhammed Taki Abdulazim Haseni’ye şöyle buyurdu: “KÂİM, VAAT EDİLMİŞ MEHDİ’DİR. GAYBETİ ZAMANINDA ONU BEKLEMEK, ZUHUR EDİNCE DE ONA İTAAT ETMEK GEREKİR... Allah’a andolsun ki, eğer kıyametin kopmasına bir gün dahi kalsa, Allah, Mehdi zuhur etsin ve yeryüzünü zulümle dolduğu gibi adaletle doldursun diye o günü uzatır…”(Bihar-ul Envar, cilt 51, s.156; Isbat-ül Hüdat, cilt 6, s.420)

Dolayısıyla Kuran’ı çok iyi bilen Allah’ın kanununda hiçbir değişiklik olmayacağını da bilir. İsteyen istediğini söylesin, inanmayan inanmasın, isterse tüm dünya karşısında olsun, Allah yine de son kurtarıcı olarak Hz. Mehdi’yi gönderecektir. Zaman hızla akıp geçiyor. Sonuçta hâkimiyete de, Hz. Mehdi’nin ve Hz. İsa’nın zuhuruna da çok az bir vakit kaldı. Samimi bir Müslüman olarak ben kimseyi inandırmaya çalışmıyorum. Sadece doğruları anlatarak insanları bilgilendiriyorum. En nihayetinde herkes Hz. Mehdi’yi göreceğine göre bu tartışmaların çok faydalı olduğuna da inanıyorum…

Kaynak: http://hzisavehzmehdiyibuyuzyildagorecegiz.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Video sayfam: http://video.mynet.com/erkanarkut/videolari/liste