Darbe gecesi İngiliz ve Amerikan askerleri Kıbrıs’ta işgal için hazır bekliyordu!

Darbe gecesi İngiliz ve Amerikan askerleri Kıbrıs’ta işgal için hazır bekliyordu!

15 Temmuz gecesi Türk milleti sadece darbeyi püskürtmedi, aynı zamanda derin devletlerin oyununu da bozdu.


Öcalan’ı sorgulayan komutan olarak tanınan Vatan partisi genel başkan yardımcısı Hasan Attila Uğur “darbe gecesi ordudan arkadaşlarım beni aradı. O gün İngiliz ve Amerikan askerlerinin Kıbrıs’ta işgal için hazırda beklediğini öğrendim” dedi.

Hasan Attila Uğur’un açıklamaları şöyle: 15 Temmuz’dan bir gün önce Gaziantep Kilis üzerinden sınırları aşarak ABD, İşid ve PYD güçlerinin olduğu yere geçen askerler oldu.  Kıbrıs’a 10.000 İngiliz askeri geldi. Amaç darbe girişiminde Türkiye’yi işgal etmek. İşgal ederken de “kan gövdeyi götürüyor, yardıma geldik” diyeceklerdi.

Darbe gecesi İngiliz derin devletinin planı şu şekildeydi: Eğer darbe başarılı olsaydı, Fransızların zamanında işgal ettiği Gaziantep Maraş bölgesine PYD destekli işgalciler girecekti. İtalyanların daha önce girdiği Antalya bölgesine Kıbrıs’ta bekleyen İngiliz askerler gelecekti. İstanbul işgal edilecekti. 22 Nato gemisi Karadeniz’de 300 km. kuzeyde tatbikat adıyla hazır bekliyordu! İzmir’i işgal edecek İngiliz donanması da Ege’de denize yayılmış olarak bekliyordu.

İşte üst akıl İngiliz derin devletinin darbenin arkasındaki planı buydu: Türkiye’yi darbe ile birlikte işgal etmek. Tam 200 yıldır amaçları Türkiye’yi ele geçirmek. Ama yiğit ve korkusuz Türk halkı bu büyük oyunu tam anlamıyla tersine çevirdi. Ama yine de tehlikenin çok büyük olduğunu ve felaketin kapıda beklediğini unutmamak ve ona göre tedbir almak gerekiyor. Hala uyuyan varsa onlar da sıcacık yataklarından çıkıp uyansalar çok iyi olur…

Kaynak: https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/?fref=ts, A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Akademisyen Volkan Ertit “sekülerleşme” tezinin 15 Temmuz gecesi darmadağın olduğunu itiraf etti!

Akademisyen Volkan Ertit “sekülerleşme” tezinin 15 Temmuz gecesi darmadağın olduğunu itiraf etti!

Mehdiyet çağında ve ahir zamanda olduğumuzdan daha çok şaşırmaya hazır olsunlar…


Akademisyen Volkan Ertit “sekülerleşme” tezinin 15 Temmuz gecesi darmadağın olduğunu itiraf etti!

Türkiye ateistleşiyor diyen akademisyen Volkan Ertit “sekülerleşme tezinin 15 Temmuz gecesi darmadağın olduğunu söyledi. Ertit daha önceki açıklamalarına göre Türkiye dindarlaşmaya doğru değil, dinden uzaklaşmaya doğru gidiyordu. Fakat 15 Temmuz darbe girişimi gecesi milletin “iman gücüyle” demokrasiye sahip çıkması sonucu genç akademisyen Facebook hesabından bir duyuru yaparak bu tezinin “darmadağın” olduğunu açıkladı. Darbe gecesi ateist bir arkadaşının meydanda tekbir getirip “Allah-ü Ekber” diye bağırdığını söyledi.

Volkan Ertit facebook sayfasında şöyle diyor: “Arkadaş sonra demedi olmasın, benim Sekülerleşme tezi çoktü. Darmadağın oldu. Son 2 senedir sizleri trollediğim için kusura bakmayın. Geçenlerde bir beyfendi feceden sormuştu, “Tezinizin çuvalladığını düşünüyor musunuz? Keşke sadece çuvallasaydı. Bir sonraki emre kadar sekülerleşmeye dair herhangi bir şey duymak istediğimi sanmıyorum. Bu ne? Yıllarını ver, eli ayağı düzgün bir kitap çıkarmaya çalış, sonra bir halk gelsin, paradigmayı yine değiştirsin…

Türkiye’nin ateistleştiğini iddia eden Volkan Ertit tam tersine 15 Temmuz gecesi “imanlı Türk milleti” ile tanıştı. Gördüğü bu iman gücü sadece Volkan Ertit’i değil tüm dünyayı şaşırttı. Kim kendi canını hiçe sayarak, vatanı ve bayrağı kurtarmak adına tankların önüne yatabilirdi? Sadece Allah’tan korkan ve ölünce şehit olacağına inanan imanlı bir insan bu kadar cesur olabilirdi…

Yalnız akademisyen Volkan Ertit’in hesaba katmadığı çok önemli bir gerçek daha var. Biz şu anda Mehdiyet dönemindeyiz, Türkiye’de Mehdiyetin bereketi altında. O yüzden zaten bu kadar mucize yaşanıyor. (Darbe gecesi nerdeyse 70 mucize yaşandı, Mehdiyet İstanbul’dan çıkacağı için feth edilemiyor, buna izin yok)  Türkiye’de insanların %90’ına yakını artık evrim teorisine inanmıyor. Bu oran 1970’lerde nerdeyse %70 oranındaydı.  Ama son 30 yıldır Mehdiyetin gerçekleştirdiği yoğun tebliğ faaliyetleri, Darwinizmin bilimsel olarak çökertilmesi, il il gezilerek “Yaratılış Delillerinin” anlatıldığı konferanslar imanlı, Allah’a ve dinine bağlı, mukaddesata sahip çıkan bir millet meydana getirdi. Ve işte bu millet 15 Temmuz gecesi iman dolu bir yürekle ve müthiş bir cesaretle sokaklara döküldü.

Şimdi akademisyen Volkan Ertit’in anlamadığı bir gerçek daha var, ona da değinelim. Öyle çok kitap okumakla, entellikle, zahir bir bakış açısıyla gerçeklere ulaşılmıyor. Çünkü dünya metafizik kurallara göre işliyor. Şu anda Mehdiyet çağında olduğumuz için her olay dönüp dolaşıp Mehdiyete bağlanıyor.  Ahir zaman alametlerinin arka arkaya gerçekleştiği ve Kıyametten önceki son dönemde olduğumuz artık herkes tarafından fark edilmeli. Hiç durmadan peygamberimizin söylediği ahir zaman alametlerinin arka arkaya gerçekleştiğini anlatıyoruz. Şimdi halkımızın dindarlaşmasına şahit olup buna şaşıranlar yarın Hz. Mehdi ve Hz. İsa zuhur ettiğinde ve İslam son kez dünyaya hakim ettiklerinde şimdikinden çok daha çok fazla şaşırıp hayretler içinde kalacaklar…

Kaynak: http://mehdinincikisalametleriveozellikleri.blogspot.com/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

İngiliz derin devletinin işgal metodu!

İngiliz derin devletinin işgal metodu!

İngiliz derin devleti artık deşifre oldu, bütün yazarlar bunu dile getirmeye başladı.


1870-1907 yılları arasında İngiliz sömürgesi olan Mısır’da generallik yapan Lord Crommer İngiliz derin devletinin işgal metodunu kısaca şöyle özetliyor:

“Bir ülkeyi ele geçirmek zor değildir. O ülkede halkın güvendiği, sözüne inandığı, peşinden gittiği adamlar vardır. Askeri işgalin başladığı gün bunları garnizona toplarsınız, geri kalan halk yığınları posadır. O ülkeyi en az elli yıl istediğiniz gibi yönetirsiniz…”

İngiliz derin devletinin bir ülkeyi yönetmek için yaptığı hain planlar işte böyle. 15 Temmuz darbesinde de Türkiye işgalden kurtuldu, devletin kastettiği üst akıl İngiliz derin devletiydi. İngiliz derin devleti Osmanlı döneminde Abdülaziz’e yaptığı darbenin tıpkı aynısını yapmaya kalktı.  Osmanlı’da darbenin nasıl olduğunu ve 15 Temmuz’la nasıl örtüştüğünü hatırlatalım:

Sultan Abdülaziz Han bazı yabancı devletlerin parmağı ve yardımları sayesinde yapılan bir darbe neticesinde tahtından indirildi. Hüseyin Avni, Mithat, Rüştü ve Süleyman Paşalar tarafından bu darbenin 30 Mayıs 1876 Salı sabah saat 4.30 civarlarında yapılması kararlaştırılmıştı. Hüseyin Avni Paşa önceden, talim için Suriye’den getirttiği askerlerin, kışlalarda yer açılana kadar saray bahçesinde kalması için sultandan izin almıştı. Süleyman Paşa, hal’ gecesi bu askerler ile 300 Harbiye talebesine, padişaha bir suikast yapılmak istendiğini, yarın bu hususta erkenden tedbir alınacağını, verilecek emirlere aynen riâyet etmeleri gerektiğini, kimsenin giriş-çıkışına müsaade etmemelerini ve bunun padişahın emri olduğunu söylemişti.

İşte bu askerler gece saat dört civarında uyandırıldılar ve Harbiye talebeleri ile birlikte sarayı kuşattılar. Dünyanın en büyük ve modern harp gemileri ve zırhlılarından oluşan donanma, zaten geceleyin Dolmabahçe açıklarına demirlemişti. Sultan Abdülaziz Han o gece şehit edildi, Hemen o gün, 30 Mayıs 1876 Salı günü, Veliahd Murad Efendi tahta çıkarıldı.

Gördüğünüz gibi İngiliz derin devletinin hain yöntemleri hiç değişmiyor, o gece darbe gerçekleşseydi devlet erkanını toptan şehit edip kendi adamlarını getirecek ve ülkeyi işgal edeceklerdi…

Kaynak: https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/, A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Türkiye’de darbenin arkasındaki üst akıl İngiliz derin devletiydi…

Türkiye’de darbenin arkasındaki üst akıl İngiliz derin devletiydi…

Dünya Mehdiyete göre dizayn ediliyor. İngiliz derin devleti de Mehdiyete göre şekillenecek ve yenilecek. A9TV


Türkiye’de yüzlerce kişinin ölümüne neden olan ve ülkenin çok büyük bir kaosa sürüklenmesinin hedeflendiği 15 Temmuz darbesini gerçekleştiren İngiliz derin devletiydi… Tayyip Erdoğan’ın üst akıl olarak nitelediği gerçek düşman İngiliz derin devletiydi. Bundan önce de, Osmanlı İmparatorluğu’nda Abdülhamit döneminde de darbeleri yaptıran hep aynı düşman yani İngiliz derin devletiydi…

Yıllardır kimse bu gerçek düşmanı deşifre etmedi, edemedi. Çünkü adada saklanan Deccal hiç açık vermiyor, devletleri parçalama adına yaptığı her kirli işi ya Amerika’nın ya da İsrail’in üzerine atıyordu…

Neyse ki Türkiye’de diğer yazarlar da artık uyandı ve hepsi İngiliz derin devletinin Türkiye’yi Osmanlı’dan beri paramparça etmek istediğini yazmaya başladılar. Çünkü Deccal Mehdiyet tarafından bir kere deşifre edilmiş oldu ve bunun ardından medyada da ciddi bir uyanış başladı.

Yeniçağ yazarı Arslan Bulut, Türkiye’de bölücü zihniyeti üreten sistemin İngiliz aklı olduğunu belirterek şunları yazdı:

“Abdülhamid, Hıristiyan teba ayrılmaya başlayınca devleti kurtarmak için İslâmcılığı birleştirici siyaset olarak uygulamış ama başaramamıştı. Çünkü Arabistan çöllerindeki bedevilerin liderleri, Müslümanların birliğini değil İngiliz altınlarını istiyordu. Kısacası düşmanı, sistem değil, İngilizler üretiyordu. Bugün de bölücülük üreten İngiliz aklıdır!”

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

İdam cezasının ısrarla getirilmek istenmesinin arkasında bir tuzak mı var?

İdam cezasının ısrarla getirilmek istenmesinin arkasında bir tuzak mı var?

İdam yasası Türkiye için kesinlikle uygun değil, hükümet idam konusunda geri adım atmalı.


Hükümet idam kararında ısrar ediyor ve “halk idamı istiyor” diyor, ayrıca idamı terörü bitirecek bir yol olarak gösteriyorlar.

Hâlbuki idam kararının çıkarılması terörü hiçbir şekilde durdurmaz. İdamın hiçbir yıldırıcılığı da olmaz. Çünkü PKK zaten ölmek için dağa çıkıyor, zaten tam kırk yıldır ölümüne savaşıyor. Terörüstleri sizi idam edeceğiz diye korkutamaz, ya da davalarından vazgeçiremezsiniz. Ancak bunu ilimle, Darwinist, materyalist eğitimi bitirerek yapabilirsiniz.

İdam cezası Kuran’a göre uygun değil. Çünkü idam cezası olduğunda o insanın tövbe etme ve kendisini düzeltme hakkını zorla elinden almış oluyorsunuz.Yargıda çoğu zaman hatalı karar verildiğine şahit oluyoruz. Balyoz ve Ergenekon davalarını düşünün, birçok insan sonra suçsuz bulunduğu için serbest bırakıldı. Peki hepsi idam edilseydi bu büyük günahı yüklenenler bunun altından nasıl kalkacaklardı?

Bir insan hakkında yanlış hüküm verip de onu idam ettiğinizde bir daha geri dönüşü olmayan çok büyük bir günah işlemiş oluyorsunuz. Kuran’da Allah bir kişiyi haksız yere öldürenin tüm dünyayı öldürmüş hükmünde olacağını bildiriyor.

… Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur.Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır. (Maide Suresi, 32)

Sonuç olarak idam cezası Türkiye için hiçbir şekilde uygun değil, insanlar idam edilmemeli, gerekirse müebbet hapis verilerek ıslah olmaları için imkân tanınmalı.

İdam cezasının Türkiye’de ısrarla getirilmek istenmesinin arkasında bir tuzak da olabilir, İngiliz derin devletinin ajanlarının her yerde olduğunu unutmayalım, istemedikleri kişileri çeşitli tuzaklarla yok ettiklerini hatırlatalım.

https://www.facebook.com/pkkgercekyuzu/?fref=ts , A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

İngiliz derin devleti Türklere soykırım yapma fikrini Darwin’den aldı…

İngiliz derin devleti Türklere soykırım yapma fikrini Darwin’den aldı...

Üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu herkes dile getirsin.


İngiliz derin devletinin son atağı darbeydi. 15 Temmuz’da darbe ile Türkiye’yi paramparça etmek istediler ama başarılı olamadılar. Bunlar Abdülaziz döneminden beri Osmanlı’nın, sonra da Türkiye’nin başına bela oldular. Türkleri adamdan saymama fikrini de Darwin’den aldılar. Ne diyordu Darwin:

“Doğal seleksiyona dayalı kavganın, medeniyetin ilerleyişine sizin zannettiğinizden daha fazla yarar sağladığını ve halen de sağlamakta olduğunu ispatlayabilirim. Düşünün ki çok değil birkaç yüz yıl önce Avrupa Türkler tarafından işgal edildiğinde Avrupa milletleri ne kadar büyük risk altında kalmıştı. Ama artık bugün bu fikir bize ne kadar gülünç geliyor. Avrupa ırkları olarak bilinen daha medeni ırklar yaşam mücadelesinde Türkleri tam bir yenilgiye uğratmışlardır. Dünyanın çok da uzak olmayan bir geleceğine baktığımda çok sayıdaki daha aşağı ırkların çoğunun medenileşmiş daha yüksek ırklar tarafından elimine edileceğini görüyorum.”

İngiliz Başbakanı William Ewart Gladstone, açıkça “Türkler insanlığın insan olmayan numuneleridir. Medeniyetimizin bekası için onları Asya steplerine geri sürmeli veya Anadolu’da yok etmeliyiz” diyordu.

Yüzyıllardan beri İngilizler Avrupalı beyaz ırkları seçkin kabul ediyor, Türkleri de insandan saymıyor. Ve ilk bu fikri İngiliz derin devleti felsefi bilimsel görünüm adı altında Darwinizm’le açıkladı. Türk milletinin elimine edileceğini ve gelecek asırlarda bunun oluşacağını söylüyorlardı. Yani bir yüz yıl sonra bunun oluşacağını söylüyorlar, yani şuandan bahsediyorlar. İngiliz derin devleti mensupları, hepsi Türk milletinin soykırımla yok edilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Ve “Mutlaka bu yapılacak.” diyorlar. Onun için yeni bir darbe tehlikesine karşı devlet her türlü önlemi almalıdır. Binlerce uçaksavar, binlerce tanksavar polise dağıtılmalıdır.

İngilizler sadece kendilerini yüksek ırk olarak görüyorlar. Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanları da kendilerine ajan yapmışlar. Bu Müslümanlar da İngilizlere yaranmaya çalışıyor, twitter ve facebook sayfalarından İngiltere’ye övgüler yağdırıyorlar. Halbuki İngiltere bu kişileri insandan bile saymıyor. Türlerden akılalmaz bir şekilde nefret ediyorlar, içimize kadar ajanlarını sokarak her ne pahasına olursa olsun Türkiye’yi bölmeye çalışıyorlar. Bu yüzden üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu her yerde dile getirelim. Çanakkale’de olduğu gibi nasıl toparlanıp kaçtılarsa yine aynısının olacağını kendilerine gösterelim.

 Kaynak: https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/?fref=ts,

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Darbenin ardından Soros yöntemiyle cemaatlere, tarikatlara yoğun baskı yapılıyor!

Darbenin ardından Soros yöntemiyle cemaatlere, tarikatlara yoğun baskı yapılıyor!

Üst aklın İngiliz derin devleti olduğunu herkes yiğitçe deşifre etsin, kimse korkmasın.


15 Temmuz darbesinin ardından George Soros’un açık toplum modeliyle Müslümanlara, cemaatlere, tarikatlara yoğun baskı dönemine girildi. Dünya siyasetini tek merkezden yönlendiren, her konuda ortak hareket ettiren bir merkez var. İşte bu merkez İngiliz derin devletidir. İngiliz derin devletinden Müslümanlara yönelik planlı saldırılarına şahit oluyoruz şu an. Çünkü darbe ile ülkeyi bölemediklerinden iyice kudurmuş durumdalar.

İngiliz derin devleti hükümetin cemaatlerin, Müslümanların ve tarikatların desteği ile ayakta durduğunu çok iyi biliyor. Darbe ile yıkamadığı hükümeti şimdi de cemaatleri düşman ederek yıkmaya çalışıyor!Böylece bir yandan iç karışıklık, huzursuzluk çıkarıp Türkiye’yi bir taraftan da bölmek istiyorlar.

Şu anda bazı köşe yazarları İngiliz derin devletinin yönlendirmesiyle cemaatleri, tarikatları potansiyel suç unsuru olarak göstermeye başladılar. Yok cemaatlerin, tarikatların listesi yapılacakmış, insanların isimleri belli olacakmış, ne kadar para verdikleri makbuz altına alınacakmış! Müslümanlara bu eziyetin yapılmasına devlet izin vermesin. Müslümanların hayır için infak ettiği para neden ortada olsun? Siz PKK’ya akan parayı deşifre edin. Ateistler fişlenmiyor, PKK’lılar listelenmiyor, komünistler listelenmiyor da Müslümanlar mı listelenecek? Gidin üniversitelerdeki PKK’lıları listeleyin de onları açıklayın. Bu devletin asıl düşmanı PKK’lılardır, Müslümanlar değil…

Süleymancıların, Menzil’in, Nurcuların veya diğer camiaların devlete karşı hiçbir ters tutumu olmaz. Gülen örgütünün bu hale dönüşmesinin sebebi İngiliz derin devletinin yönlendirmesidir. Deccaliyetin İngiliz derin devleti olduğu, üst aklın İngiliz derin devleti olduğu herkes tarafından deşifre edilmelidir. Cemaatlerin şeffaflaştırılması George Soros’un “açık toplum” planından ve sinsi oyunundan başka bir şey değildir. Devletimiz İngiliz derin devleti tarafından oynanan bu oyunu görmelidir.

Kaynak: https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/?fref=ts,

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/