Hz. Mehdi hiçbir tarikata bağlı olmayacak, zuhur ettiğinde bütün tarikatlar ona biat edecek…

Hz. Mehdi hiçbir tarikata bağlı olmayacak, zuhur ettiğinde bütün tarikatlar ona biat edecek...

Mehdi bütün mezhepleri ve hurafeleri kaldıracak, dini tamamen Kuran’a döndürecek.


Peygamberimiz hadisinde şöyle bildiriyor:

Ebu Said’den: Hasan b. Ali aleyhi’s-selâm … şöyle buyurdu: “… YÜCE ALLAH ONUN VELADETİNİ (DOĞUMUNU) GİZLEYECEK VE ŞAHSINI SAKLAYACAKTIR. BÖYLECE O, ZUHUR ETTİĞİNDE KİMSENİN BİATI ONUN BOYNUNDA OLMAYACAKTIR… ONUN GAYBETİNDE ALLAH ONUN ÖMRÜNÜ UZATACAK, SONRA KENDİ KUDRETİ İLE ONU KIRK YAŞINDAN DAHA GENÇ GÖRÜNÜMLÜ OLARAK AŞİKÂR EDECEKTİR ve bu, Allah’ın her şeye kadir olduğunun bilinmesi içindir.”

Peygamberimiz hadisinde Hz. Mehdi ile ilgili ne kadar detay vermiş, doğumunun gizli olacağını, yani evde olacağını bildirmiş, “Şahsını saklayacak” diyerek uzun bir dönem insanların gözünden uzak bir şekilde evinde yaşayacağını söylemiştir. Hz. Mehdi zuhur ettiğinde hiçbir tarikata bağlı olmayacak, ne Nakşibendi, ne Kadiri ne de başka bir tarikatten olacak, aksine tüm tarikatler ona bağlanacaklardır.

Peygamberimiz Hz. Mehdi’nin tüm mezhepleri kaldıracağını söylemiştir, Hz. Mehdi çıktığında Hanefi, Şafi, Hanbeli ve Maliki mezheplerinin tamamı bitecek. Muhyiddin Arabi “Fütühat-ül Mekkiye” isimli eserinde bu konuda şöyle bilgi vermiştir:

 … HZ. MEHDİ (A.S.), DİNİ PEYGAMBER’İN ZAMANINDA OLDUĞU GİBİ AYNEN UYGULAYACAK. YERYÜZÜNDE MEZHEPLERİ KALDIRACAK. HALİS HAKİKİ DİNDEN BAŞKA HİÇBİR MEZHEP KALMAYACAK. (Muhammed B. Resul El Hüseyin El Berzenci, Kıyamet Alametleri, s. 186-187)

Hüseyin Hilmi Işık ise, “Saadet-i Ebediye” adlı eserinde Hz. Mehdi (a.s.)’ın bu özelliğini şöyle haber vermiştir:

HAZRET-İ MEHDİ (A.S.), AHİR ZAMANDA DÜNYAYA GELECEKTİR. Resullulah Efendimiz (sav)’in soyundan olacaktır. İsa Aleyhisselam’la buluşacak, MEZHEPLERİ KALDIRACAK, YALNIZ ONUN MEZHEBİ KALACAK. (Hüseyin Hilmi Işık, Saadet-i Ebediye, s. 35)

Kaynak: http://musrikleristemesedemehdi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Arka arkaya gelen depremler neyin habercisi?

Arka arkaya gelen depremler neyin habercisi?

Mehdiyete karşı bir hareket olduğunda yer ve gök mutlaka işaret verir…


Hz. Ali buyuruyor ki:

“Sarsıntı bir de depremdir ki Rabb’inin kitabında Mehdiyet’e ihanet edilince Allah bazı Türk beldelerini depremle yıkar.” (Kitabü’i Cifr İman-ı Ali, s.350)

Ahir zamanda olduğumuz bu dönemde Deccal ve taraftarları Mehdiyete her yönden, sağdan, soldan, alttan ve üstten, hem de tüm ordularıyla birlikte saldırıyor. Her ne pahasına olursa olsun çıkarlarına dokunduğu için Mehdiyeti engellemeye çalışıyorlar. Ahir zamanda peygamberimizin hadislerine göre depremler artıyor, bunun iki nedeni var. Birincisi Mehdiyete ihanet edilmesi, ikincisi de insanların ne kadar önemli bir dönemde olduklarını anlamaları için bir nevi uyarıdır. Anlayan anlar, anlamayan ise anlamamakta direnebilir. Zaten Mehdi’yi ancak iman gözüyle bakanlar görebilir, imani derinlikle bakanlar fark edebilir.

Depremler çoğalmadıkça, fitneler zahir olmadıkça, cinayetler çoğalmadıkça kıyamet kopmaz. (Kıyamet Alametleri, s. 109)

Kaynak: http://musrikleristemesedemehdi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Hz. Mehdi zuhurundan önce inkârcıların tuzaklarına maruz kalacak ama sonunda Deccal yenik düşecek…

Hz. Mehdi zuhurundan önce inkârcıların tuzaklarına maruz kalacak ama sonunda Deccal yenik düşecek...

Bazı alimler Mehdi’nin çıkış alametlerine dair hadisleri özenle gizliyor, bilinmesini istemiyorlar.


Peygamberimiz Hz. Mehdi’nin zuhurundan önce çok fazla iftiraya maruz kalacağını, kendisine tuzaklar kurulacağını, Hz. Mehdi’nin tıpkı peygamberler gibi birçok zorlukla karşılaşacağını hadiste şöyle bildirmiştir:

İmam Zeyn-ul Abidin aleyhi’s-selâm şöyle buyurmuştur:

“BİZİM KAİM’İMİZ MEHDİ ile ALLAH’IN RESULLERİ ARASINDA BİR TAKIM BENZERLİKLER VARDIR. NUH, İBRAHİM, MUSA, İSA, EYYUB ve MUHAMMED SALLÂ’LLÂHU ALEYHİ ve ALİH PEYGAMBERLERİN HER BİRİ ile BİR BENZERLİĞİ VARDIR. Nuh ile uzun ömürlü olmasında, İbrahim ile, doğumunun gizli olması ve halktan uzak durmasında; Musa ile, korku hali Mehdi’ye yönelik tehlikelerin yoğunluğuyla; öldürme, tuzak kurma, tutuklanma, gözaltına alınma, sürgün gibi her türlü tehlikeyle iç içe olmasıyla) ve gaybette yaşamasında (sürekli gizlenerek yaşamasında); İsa ile halkın onun hakkındaki ihtilafa düşmesi (bir kısım insanların, ‘Hz. Mehdi (as) gelecek’, bir kısmının da ‘gelmeyecek’ demesinde)Eyüp ile, beladan sonra kurtuluşun yetişmesinde Mehdi’ye de birçok zorluk, hastalık ve dert gelmesi; ancak aynı Hz. Eyüp gibi Allah’ın rahmetiyle hepsinden kurtulmasıyla); Muhammed (sav) ile de kılıçla kıyam etmesinde (Peygamberimiz’in kutsal emanetleri olan mübarek sancağı, kılıcı ve hırkasının, Hz. Mehdi’nin yanında olmasıyla), benzerliği vardır.” (Kemal’ud-Din s. 322, 31. babin 3. hadis)

İmam Mehdi, DAVUT PEYGAMBER (as)’ın SAKINMASINA ve EYÜP PEYGAMBER (as)’ın SABRINA sahiptir. (Kefaayah al-Asar, s. 43)

Şu bir gerçek ki yapılan tüm baskı ve saldırılar Hz. Mehdi’yi daha da güçlendirecek, Deccal ve yandaşları hiçbir şekilde Hz. Mehdi’ye ve talebelerine zarar veremeyecektir.

Kaynak: http://musrikleristemesedemehdi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Ahir zaman münafıklarını çok iyi tanıyın-2

Ahir zaman münafıklarını çok iyi tanıyın-2

Kimdir münafık? En başta haindir, insanın adeta koynunda beslediği sinsi bir yılandır. Her an insanı boğmaya, öldürmeye hazırdır. Kimdir münafık? Dindar olmadığı halde müminlerin arasına karışıp kendisini dindar gösterendir. İlk fırsatta müminleri satandır, müminlerin aleyhine küfre haber taşıyandır. Kendini dost gösterip insanı sırtından bıçaklayandır. Küfre gitmez münafık, yıllarca müminlerin arasında asalak gibi yaşar ve her fırsatta hainlik yapar.

Nasıl peygamberimizin döneminde çevresini saran 300 münafık varsa bu dönemde ahir zaman münafıkları var. Onları çok yakından tanımanız için bu yazıyı yazıyorum.

Münafık çok nankör ve alçaktır. En çok sevgi gösterildiği anda, en beklenmedik zamanda Müslümanlara alçaklık yapar.

Münafık çok nankördür, nimetin kıymetini bilmez. Kendisine yapılan binlerce iyilik olsa tek bir tane eksik olanı bulup ahlaksızlık yapar.

Münafık bir noktadan engellense başka bir noktadan pislik yapar. İçindeki lağımı akıtacak bir deliği mutlaka bulur ama hep aşağılanır.

Münafık dünyada da cehennemde de arsızdır. Dünyada da sürekli talepkârdır, cehennemde de talepkârdır.

Münafık bir şey elde etmek istediğinde onu mutlaka hileyle elde eder. Müslümanların malını adeta gasp ile yağma etmeye çalışır.

Münafık çok ahmaktır ama o ahmaklığıyla Müslümanları kandırabildiğini zanneder. Bu alçakların oyunlarına gelmemek çok önemlidir.

Münafık Müslümanın üzerine kene gibi yapışıp kendi çıkarları için hayatını sürdürmek ister. Müslümanın dikkati bu konuda hep açık olacak. Münafığı Müslümanların ilmi mücadelesi, yaşadıkları, zorlukları ilgilendirmez. O sadece alçakça kendi menfaatlerini korumanın peşindedir.

Münafık hastalığı da kendi çirkin amacı için kullanır. Bir şey elde etmek istediğinde sağlık konularını bahane eder, hayali hastalık çıkarır.

Münafık saplantılı ve takıntılıdır. Takıntılarından vazgeçmez. Kendince bir kötülüğü meşrulaştırmak için sonuna kadar uğraşır.

Peygamberimiz Mehdi talebelerinin sevgi dolu olduklarını, münafıkların kirlerinden uzak olduklarını ve nurlu olduklarını söylemiştir.

Kalbinde hastalık olan insan zamanla, Kuran’la tedavi olabilir ama gerçek münafıksa düzelmez, ilk fırsatta eski pisliğine döner.

Münafık kendine zarar gelmesin diye kesintisiz Müslümanlara iftira atarak, kendince kusur bularak yaşamaya çalışır, aynı şeytan gibidir. Münafığın bedenine şeytan hulul etmiştir, Müslümanları meşgul etme konusunda şeytani bir yeteneği vardır.

Münafık şeytanın insan suretine girmiş, insanlar arasında dolaşan bir halidir, Müslümanların münafıklara karşı çok dikkatli olması lazım.

Münafık erkekler ve münafık kadınlar, bazısı bazısındandır; kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar. Onlar Allah’ı unuttular; O da onları unuttu. Şüphesiz, münafıklar fıska sapanlardır. (Tevbe Suresi, 67)

Kaynak: http://munafiklikilemucadele.blogspot.com.tr/, A9TV

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Hz. Mehdi’yi nasıl tanıyacağız?

Hz. Mehdi’yi nasıl tanıyacağız?

Hz. Yusuf’un kardeşleri nasıl Yusuf’u tanıyamadıysa, Mehdi de vakti gelinceye kadar tanınmayacaktır. A9TV


Hz. Mehdi’yi tanıtacak çok fazla alamet var, paygamberimiz Hz. Mehdi’nin dış görünüşünü çok fazla hadisle bildirmiş. Fakat Hz. Mehdi’nin dış görünümünün dışında onu tanıyabilmemiz için peygamberimiz Hz. Mehdi’nin kimsenin getiremediği çözümlerle tanınacağını hadisinde şöyle bildirmiştir:

Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur: “Birinin Mehdi olduğundan şüpheleniyorsanız ona kimsenin cevabını bulamadığı sorular hakkında sorun. Bu sorulara çözümü Mehdi dışındakiler bulamayacaklardır.” (El-Kafi, cilt.1 sayfa.340, İtbat El-Hudat, cilt.3 sayfa.445, Biharül Enwar, cilt.52 sayfa.157, Mucem El Hadis El İmam Mehdi, cilt.3 sayfa.364.)

Peygamberimizin bu hadisinden Hz. Mehdi’nin her konuda insanlara yardımcı olacağını, onların tüm sorunlarını çok çabuk bir şekilde çözeceğini anlıyoruz.

Başka bir hadisinde peygamberimiz Hz. Mehdi’nin İstanbul’da yetişip Müslümanlara yardım edeceğini şöyle bildirmiştir:

Resulullah’a sorulur. Mehdiyi nasıl tanırız? O Roma’dadır. Allah onu doğru yola yöneltir ve o Konstantiniyye’den yetişip yardım eder. (Bihar-ül Envar 51-52-53. ciltler İngilizce çevirisi 1. Cilt, Sayfa 417)

Kaynak: http://musrikleristemesedemehdi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Mehdiyet gümbür gümbür şahlanarak geliyor, çok az kaldı, biraz sabredin…

Mehdiyet gümbür gümbür şahlanarak geliyor, çok az kaldı, biraz sabredin…

Deccaliyeti tam olarak etkisiz hale getirecek olan Mehdiyettir. Şu anda bu iki güç mücadele ediyor.


Tüm dünyaya barışın, sevginin, merhametin hâkim olmasına çok az kaldı.  Yaşadığımız bunca felakete bakıp, Ortadoğu’da durmaksızın dökülen kana bakıp, terörün her yerde can almasına bakıp bu gerçeğe inanmakta zorlananlar olabilir ama gerçek bu. Allah insanları şimdi böyle zorlu bir dönemden geçiriyor ama bir anda görüntüyü tersine çevirecek güce de sahip Allah. Bütün bu yaşadıklarımız Mehdiyetin doğum sancıları. Zorluk olmadan, insanlar yalvarmadan “Ya Mehdi, gel bizi kurtar” demeden Mehdi çıkmıyor. İslam âlemindeki kargaşanın tek çözümü Mehdiyettir. Seyyidina İsa Mesih ve Mehdiyet dışında hiçbir çözüm yoktur.

Şimdi bakıyoruz kimi hocalar çıkıyor, Kuran’la uzaktan yakından ilgisi olmayan bağnaz ifadelerle insanları dinden soğutuyor. Kimi Mehdiyet’i yüzlerce yıl sonraya erteliyor, kimi Hz. Mehdi hiç gelmeyecek diyor, kimi de çıkıp “daha bir şey yok ki, Müslümanlar saygın” diye inanılmaz ifadelerle müminleri oyalıyor. Hâlbuki Müslümanlar müthiş bir yaşam mücadelesi veriyor şu an. Ortadoğu’dan zavallı kadınların ve çocukların çığlıkları göklere yükseliyor. Diyanet çıkıp tüm Müslümanları birlik olmaya çağırmıyor, Darwinizm, materyalizm tehlikesine hiç değinmiyor, anlayacağınız herkes oturduğu yerden bu büyük zulmü seyrediyor.

Ama Müslümanların çektiği bu acıyı ve büyük ıstırabı seyretmeyenler de var. Samimi bir topluluk gece gündüz demeden insanları Kuran’a davet ediyor, Müslümanları birlik olmaya çağırıyor. İşte galip gelecek olanlar bunlardır, bunlar Allah taraftarlarıdır.

Bakın peygamberimiz Hz. Mehdi vesilesiyle zorlukları kaldıracağını nasıl bildiriyor:

Peygamberimiz (sav), Ali İbn Ebu Talib’e (as)’ı işaret ederek buyurmuştur ki: “Daha sonra Mehdi doğacaktır ki, onun (Ali’nin) soyundan gelecektir. Onun [Mehdi’nin] aracılığıyla Allah yalanları ortadan kaldıracaktır. Onun [Mehdi’nin] aracılığıyla Allah zorlukları kaldıracaktır, boyunlarınızdan esaretin utancını kaldıracaktır.” (Biharül Envar, s. 117)

Söylediğim gibi Mehdiyet şahlanarak geliyor, gümbür gümbür geliyor, çığ gibi büyüyor, güzel günler çok yakın, biraz sabredin,  ve asla Allah’tan ümidinizi kesmeyin…

Dediler ki: “Seni gerçekle müjdeledik; öyleyse umut kesenlerden olma.”

Dedi ki: “sapıklar dışında Rabbinin rahmetinden kim umut keser?” (Hicr Suresi, 55-56)

Kaynak: http://islamterorunkarsisinda.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Bediüzzaman Deccal’in İslam alemini az bir kuvvetle esir alacağını zaten söylemiş…

Bediüzzaman Deccal’in İslam alemini az bir kuvvetle esir alacağını zaten söylemiş…

Osmanlı döneminde de, Atatürk’ün peşinde de hep İngiliz ajanları her yerdeydi…


Bediüzzaman kendi yaşadığı dönemde İngiliz derin devletinin büyük tehlike olduğunun çok iyi farkındaydı. İşgalcilere karşı gizlice el altından Hutuvat-ı Sitte isimli eserini dağıttırmıştı. Bediüzzaman sadace Allah’tan korkan tam bir mücahitti, tam bir dava adamıydı. O dehşetli günlerde başta İngiliz istilacıların yüzlerine tükürürcesine matbaa lisanıyla İslam’ın izzet ve şerefini haykıran bu eseri her yere dağıtmıştı. Bunun sonucunda da İstanbul kamuoyunda İngiliz aleyhtarlığı kuvvetlenmiş ve İngiltere lehinde yapılan propogandanın tesiri gün geçtikçe kaybolmuştur.

Günümüzde de değişen hiçbir şey yok aslında. Darbenin arkasında saklanan üst akıl İngiliz derin devletiydi, ülkemizi darbeyle ve PKK ile parçalayamadıkları için öfkeden kudurdular. İngiliz derin devletinin ajanları Türkiye’yi bölmek için her yerdeler. Şu anda şehirlerde karışıklık çıkarmaları da bu yüzden. Darbe gecesi de kıyıdan yanaştılar ama başarılı olamadılar. Bunlar Türkiye’yi 20 parçaya bölmek istiyorlar, İstanbul’u ve İzmir’i de ayrı bir bölge yapmak istiyorlar. Zamanında buraları alamadıkları için çok öfkeliler. Müslüman âleminden yazar takımından, politikacılardan bir sürü kişiyi devşirmişler, hepsini az bir menfaat karşılığında ajan olarak kullanıyorlar. Dinini kaybeden, kendi milletini aşağı gören bu yazar takımı da gidip İngiliz derin devletinin yalakası oluyor, onlar için çalışıyor.

Bediüzzaman Deccal’in İslam âleminin şikakından faydalanarak az bir kuvvetle onları esir edeceğini bakın nasıl söylüyor:

Hadis-i şerifede gelmiş ki: “Âhirzamanın Süfyan ve Deccal gibi nifak ve zındıka başına geçecek zarar veren müthiş şahısları, İSLÂM’IN VE BEŞERİN HIRS VE AYRILIĞINDAN İSTİFADE EDEREK AZ BİR KUVVETLE TÜM İNSANLIĞI DARMADAĞIN EDER VE KOCA ÂLEM-İ İSLÂMI ESARET ALTINA ALIR. (Mektubat, Sayfa 270)

Deccal’i durdurmanın tek yolu İslam âleminin mutlaka Mehdiyet ile birleşmesidir, Deccal’in kan dökmesini durdurmanın tek yolu budur, akdi taktirde tek bir ülkenin Deccal’e karşı savaşması ve kazanması mümkün değildir.

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/