Peygamberimiz Hz. Mehdi’ye nasıl hitap ediyordu?

Peygamberimiz Hz. Mehdi’ye nasıl hitap ediyordu?

Dünyada sel gibi Müslüman kanı akıyor. Muazzam olaylar oluyor. Ama bunlar Mehdi’nin zuhuruna vesile olacak.


Ahir zamanda olduğumuz bu dönemde göreceğimizHz. Mehdi’nin güzel ahlakını ve üstün vasıflarını anlatan çok güzel sıfatları var. Hz. Musa’ya korku içinde etrafı gözetlemesi, Hz. Yusuf’a hapsedilmesi, Hz. İsa’ya ölmediği halde öldü denilmesi, Hz. Muhammed’e kılıçla kuşanması yönüyle benzeyen Hz. Mehdi’nin vasıflarından bazıları şunlardır:

EL MEHDİ: Hidayet Olunmuş, Hidayete Ermiş
EL HÂDİ: Hidayete Sevk eden, Doğru Yola Ulaştıran
EL KAİM: Hak İçin Kıyam Eden, Ayakta Duran
EL HÜCCET: Reddi Mümkün Olmayan Kesin Delil
EL MUNTAZAR: Herkes Tarafından Beklenen
MEHDİ-Yİ MUNTAZAR: Beklenen Mehdi
İMAM-I MUNTAZAR: Beklenen İmam (manevi lider)
HALEF-İ SALİH: Allah Evliyalarının Liyakatli Halifesi (manevi lideri)
MANSUR: Allah Tarafından Yardım Edilen
SAHİBİ’L-EMR: İlahi Adaleti Uygulamakla Sorumlu Olan
SAHİBÜ’Z-ZAMAN: Zamanın Sahibi
VELİYİ ASR: Asrın Velisi, Zamanın Tek (manevi) Hakimi, Zamanın Tek Rehberi
MEHDİ-Yİ MEV’UD: Vadedilmiş Mehdi
İMAM-I ASR: Asrın İmamı (manevi lideri)
SAHİB’ÜD DAR: Yurdun Sahibi (manevi sahibi)
BAKİYYETULLAH: Allah’ın Yeryüzünde Geriye Kalan Tek Hücceti ve Son İlahi Manevi Lideri
KÂİM-İ AL-İ MUHAMMED (AS): Peygamberimiz (sav)’in Soyundan gelen, Kıyam Edecek Olan Mehdi
EL HATİM: Hatmeden, Sona Erdiren
NAHİYETÜ’L-MUKADDESE: Kutlanmış Yön, En Yüce ve Kudsi

Peygamberimizin Hz. Mehdi’ye nasıl hitap ettiğine değinirsek; Sahabe, Mehdi’yi çok seviyor ve merak ediyor, Resulullah’a onun hakkında sorular soruyordu. Peygamberimiz de onlara, Mehdi’yi çok detaylı anlatıyordu. Peygamber Efendimizin Hz. Mehdi’ye hitapları ise şu şekildeydi:

Hz. Mehdi Cennetin tavuskuşu (süsü) dur. (Bihar-ül Envar, Cilt 51, Sayfa:105)

Kıyamet yaklaştığı zaman ve müminlerin kalbi; ölüm, açlık, fitneler, sünnetlerin kaybolması, bid’atlerin (dine sonradan eklenmiş yanlış inançların) ortaya çıkması, emri bil maruf ve nehyi anıl münker (iyiliği emredip kötülükten menetme) imkanlarının kaybolması gibi sebeplerle zayıfladığı zaman benim evlatlarımdan Hz. Mehdi  ile Cenab-ı Hak sünnetleri ihya eder. Onun adalet ve bereketi ile müminlerin kalbi ferahlar, Acem (Arap olmayan) ve Arap milletleri arasında ülfet ve muhabbet yerleşir.” (Kitab-ül Burhan Fi Alameti-il Mehdiyy-il Ahir Zaman, s. 66)

Hz. İmam Hüseyin’in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur: “Hz. Mehdi kıyam ettiğinde halk onu tanımayacaktır. Zira O (HZ. MEHDİ) HALKA GÜZEL SİMALI BİRİ OLARAK GELECEKTİR… ” (Ikd-üd Dürer, s. 41)

HZ. MEHDİ’NİN BİR İSMİ DE “ARSLAN”DIR:

MAVERAÜNNEHİR’DEN BİR ŞAHIS (HZ. MEHDİ) ÇIKAR, ONA EL-HÂRİS (ARSLAN) DENİR. (Ebu Davud, Mehdi 1, (2452)) Ravi: Hz. Hilal İbnu Amr (ra) (Et-Tac, Ali Nâsıf el-Hüseynî, c. 5, s. 617) (Sünen-i  Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 14/410)

“Ey inananların Efendisi, bize senin Hz. Mehdi’nin hakkında haber ver.” İnananların Efendisi dedi ki: “… HZ. MEHDİ HAZIRLIKLI, ETKİ ALANI GENİŞ, MUZAFFER BİR ARSLANDIR… “ (Kitab-ül Gaybet, [Bihar-ul Envar, cilt 51], Ansariyan Yayıncılık, Derleyen: Muhammed Bakır el-Meclisi, İran-Kum, 2003, s. 184)

Kaynak: http://hzisavehzmehdiyibuyuzyildagorecegiz.blogspot.com.tr/, A9TV 

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

AK Parti derin sessizliğe gömülen diğer %50’yi nasıl kazanabilir?

AK Parti derin sessizliğe gömülen diğer %50’yi nasıl kazanabilir?

AK Partinin tüm Türkiye’nin sevgisini kazanması çok kolay, yeterki gerekenler yapılsın.


Seçimden büyük bir zaferle çıkan ve aslında kendisi de böyle bir zaferi beklemeyen AK parti için asıl önemli dönem şimdi başlıyor.  AK Parti nasıl seçimden önce çok yoğun bir çalışma yaptıysa yine aynı çalışmayı AK partiden memnun olmayan diğer %50’lik kesimi kazanmak için yapmalı. Evet AK Parti bunu mutlaka yapmalı ve diğer %50’lik kesimin de gönlünü kazanmalı. Aslında AK Partinin bunu sağlamak için atması gereken birkaç adım var ve bunlar son derece kolay adımlar. Sadece birkaç akılcı manevra ile toplumun içindeki gerginlik kaldırılabilir ve etrafa çok güzel ve olumlu bir hava yayılabilir. Sadece AK Partinin bu adımları atmakta atak olması, rehavete kapılmaması ve bunları yıllara yaymaması gerçekten çok önemli.

-AK Parti’nin en başta Cumhurbaşkanı, sonra başbakanı, sonra tüm bakanları, çalışanları her şeyden önce “sevgi”yi ön plana almalı. Hep sevgiyi, şefkati, merhameti arttıracak konuşmalar yapılmalı. Alevi, Laz, Çerkez, Kürt, sağcı, solcu, Ermeni, Hıristiyan, Yahudi, herkes bu ülkede birbirine sevgiyle kenetlenmeli.

– Sevgiden sonra en önemli olan madde şu: AK PARTİ KESİNLİKLE BAŞKANLIK SİSTEMİNDEN VAZGEÇMELİ! Geçen seçimlerde halk başkanlık sistemini istemediği için AK Partinin oyları geriledi. Şimdi tekrar başkanlık sistemini gündeme getirmek AK Partiyi ciddi şekilde aşağı çeker. Halk başkanlık sisteminin bölünme demek olduğunu ve Öcalan’ın isteği olduğunu çok iyi biliyor. Halka kesinlikle başkanlık sistemi diye dayatılmamalı.

– AK Parti PKK’ya karşı sert ve caydırıcı tutumunda son derece kararlı olmalıve PKK’yı ülkemizden kazıyıp atmalı. AK Parti hiçbir şekilde eskiden olduğu gibi Öcalan’dan talimat alır görüntüsünde olmamalı, tam tersine PKK, YPG ve Öcalan’ın tüm ekibi bu ülkeden hemen kovulmalı. Türkiye PKK konusunda İran’ın net tavrını kendisine örnek almalı, korkak ve çekimser bir havayı asla kabul etmemeli. Çözüm süreci diye bir şey hiçbir zaman olmadı, olmayacak da.

– AK Partinin içinde etrafa nefret söylemleri yayanlar tespit edilip susturulmalı.

Tayyip Erdoğan’ın Mehdi ya da Halife olarak gösterilmesi kesinlikle durdurulmalı. Bu hem Ortadoğu’da, hem de Türkiye’de aşırı tepkiye yol açıyor. Tam tersine Tayyip Erdoğan’ın bu milletin bir hizmetlisi olduğu, dava insanı olduğu, Allah yolunda hizmet eden samimi bir Müslüman olduğu, sade bir vatandaş olduğu vurgulanmalı.

– AK Parti erkek egemenliği olan parti havasından acil çıkmalı. Kadın milletvekili sayısını erkeklerle en az yarı yarıya olacak şekilde artırmalı. Bakanlar kurulunda başı açık, son derece modern hanımlara yer vermeli. Bunu yaparsa tüm Avrupa’da ve Amerika’da şok etkisi olur, ve bunun AK Partiye müthiş olumlu etkisi olur.

– AK Parti sanatçılara çok değer verdiğini çok net göstermeli, onların sorunlarına çözümler getirmeli, yeni tiyatrolar, sanat merkezleri açmalı. Muhtaç durumda olan sanatçıları kollayacak vakıf kurulmalı, sanatçılarımız devlet tarafından mutlaka korunup kollanmalı.

– AK Parti tarafından ülkedeki kalitesizliği ortadan kaldıracak bir Kalite Bakanlığı kurulmalı. Televizyonlardaki programlardan tutun da giyime, sokaklara kadar her şeyde Avrupa kalitesinin, estetiğinin, sanat anlayışının yakalanması hedeflenmeli.

– AK Parti yine parti içinde bağnazlığı ön plana çıkaran konuşmalara kesinlikle izin vermemeli. (Kadınlar gülemez, sokağa çıkamaz gibi) Tam tersine ultra modern, her kesimi kucaklayan bir parti olmalı. Böyle konuşmalar AK Partiye çok ciddi zarar veriyor.

– Türkiye’yi terk edeceğini söyleyen aydınlar, yazarlar, iş adamları yatıştırılmalı, gerekirse bu kişilerle devlet yetkilileri görüşmeli. Bir baskı ortamı değil tam tersine bir özgürlük ortamı olacağının güvencesi verilmeli.

– AK Parti ülkenin maneviyatını çökerten Darwinizm propogandasının yapılmasını durdurmalı, okullarda yaratılış gerçeği mutlaka öğrencilere okutulmalı.

Sonuç olarak %50’lik bir başarının nedeninin son patlayan bombalar ve halkın ülkemizde istikrar istemesi olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama AK Parti söylediğim gibi bu keskin manevralarla ülkedeki sıkıntıyı ve gerginliği hemen kaldırabilir. Başbakan Davutoğlu’nun sürekli sevgiyi ön plana çıkarması ülkede müthiş olumlu etki yapmaya devam edecektir. Bu sırada en ufak nefret söylemleri hemen devletin en üst mertebesi tarafından susturulmalıdır. Kısa bir süre sonra sürekli sevgiden konuşulunca insanlar da yavaş yavaş üzerlerindeki gerginliği atacaklardır.

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/