Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik tehlikesi – 5

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik tehlikesi – 5

Müslümanların yanlış yönlendirildiğini Mevlana’nın öğretilerinin kullanılarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dinin yayılmaya çalışıldığını bu bölümde anlatmaya devam edeceğim. İngiliz derin devleti Mevlana’nın adını kullanarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dini yaymaya çalışıyor. Mevlana’ya ait olduğu ileri sürülen Mesnevi isimli eserde çok fazla Kuran’a muhalif bölümler var. Şimdi bu bölümlerden örnekler vermek istiyorum:

Mesnevi’de, Mesnevi’nin Haşa Allah Katın’dan geldiği ve Kuran’la eşdeğer olduğu iddia ediliyor:

Bu kitap, Mesnevi’dir. Mesnevi hakikate ulaşma ve yakın sırlarını açma hususunda din asıllarının asıllarıdır… Allah’ın en büyük fıkhı, Allah’ın en aydın yolu, Allah’ın en aydın şeriatıdır, en reddedilemez delilidir…. Şanları yüce, özleri hayırlı yazıcılar elleriyle yazmışlardır onu, tertemiz kişilerin başkasının ona dokunmasına meydan vermezler. Alemlerin Rabbinden inmiştir, batıl ne önünden gelebilir ne ardından. Allah onu korur, gözetir…. Başka lakapları da vardır, Allah takmıştır o lakapları ona… (Mesnevi, Önsöz)

Allah’ın fıkhı ve Kitabı Kuran’dır, Mesnevi değil, doğru yola ileten Kuran’dır, Mesnevi değil.

Şüphesiz, sana bu Kitab’ı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O’na halis kılarak Allah’a ibadet et. (Zümer Suresi, 2)

Ey insanlar, Rabbinizden size bir öğüt, sinelerde olana bir şifa ve mü’minler için bir hidayet ve rahmet geldi. (Yunus Suresi, 57)

Tertemiz olanların Kitap’a dokunması Kuran’la ilgili bir hükümdür, Mesnevi ile ilgili değil:

Elbette bu, bir Kuran-ı Kerim’dir. Saklanmış-korunmuş bir Kitap’ta (yazılı)dır. Ona, temizlenip-arınmış olanlardan başkası dokunamaz. Alemlerin Rabbinden indirilmedir. (Vakıa Suresi, 77-80)

Yazıma bir sonraki bölümde devam edeceğim. Mümin kardeşlerimiz Rumilik adı altında yapılan ve Kuran’la taban tabana zıt olan bu propagandaya karşı uyanık olsunlar.

Kaynaklar: http://rumiliktehlikemi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Reklamlar

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi – 4

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi – 4

Rumilik İngiliz derin devleti tarafından destekleniyor. Müslüman “Bizim yolumuzda Müslümanlık yok” diyemez.


Müslümanların yanlış yönlendirildiğini Mevlana’nın öğretilerinin kullanılarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dinin yayılmaya çalışıldığını bu bölümde anlatmaya devam edeceğim. İngiliz derin devleti Mevlana’nın adını kullanarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dini yaymaya çalışıyor. Mevlana’ya ait olduğu ileri sürülen Mesnevi isimli eserde çok fazla Kuran’a muhalif bölümler var. Şimdi bu bölümlerden örnekler vermek istiyorum:

Kendisini ne Müslüman ne kafir diye tanımlıyor, Mesnevi’de şu şekilde bildiriliyor:

Aşk kafiriyiz biz Müslüman başka.

Müslümanlığın, kafirliğin dışında bir ova.
Uçsuz bucaksız ovada sevdamız uzar gider.
Anlayan vardı mı usulca başını kor.
Ne Müslümanlığa yer var, ne kafirliğe yer. (Mevlana Celaleddin Rumi, Rubailer, s. 298)

Bu alem Müslümanlıktan da dışarıdır, kafirlikten de.
Orada ne Müslümanlığın işi vardır, ne kafirliğin.. (Mevlana Celaleddin, sf 198, Seçme Rubailer, sf 18, Rubai 67)

Mesnevi’de açıkça gördüğünüz gibi “aşk kafiriyiz biz Müslüman başka, Müslümanlığın ve kafirliğin dışında bir ova, bu alem Müslümanlıktan da dışarıdır, kafirlikten de” denilerek Müslümanlık haşa kafirlikle bir tutulup yerilmektedir.

Kuran’a göre insanı insan yapan imanı ve takvasıdır. Allah dini tüm insanlar için göndermiştir ve her insan dine tabi olmakla yükümlüdür. Bunun aksini söylemek, bir insanın dinlerin üstüne çıkabileceğini iddia etmek, küfür olur. Bir mümin, Allah’a imanı ve İslam’ı yaşamayı övmek yerine imanla küfrün aynı hatta -haşa- küfrün daha üstün olduğunu asla söylemez. Allah kafirleri sevmez ve onları lanetlemiştir. Mümin kafirlerle iç içe değildir, müminlerin dostu yine müminlerdir.

Her kim Allah’a, meleklerine, elçilerine, Cibril’e ve Mikail’e düşman ise, artık şüphesiz Allah da kafirlerin düşmanıdır. (Bakara Suresi, 98)

Şüphesiz, inkar edip kafir olarak ölenler, Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti bunların üzerinedir. Onda (lanette) süresiz kalacaklardır, onlardan azap hafifletilmez ve onlar gözetilmezler. (Bakara Suresi, 161-162)

Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (müminlere karşı) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler, dediler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük kafirlerin üstünedir.” (Nahl Suresi, 27)

Onlar, müminleri bırakıp kafirleri dostlar (veliler) edinirler. ‘Kuvvet ve onuru (izzeti)’ onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz, ‘bütün kuvvet ve onur,’ Allah’ındır. (Nisa Suresi, 139)

Ey iman edenler, müminleri bırakıp kafirleri veliler (dostlar) edinmeyin. Kendi aleyhinizde Allah’a apaçık olan kesin bir delil vermek ister misiniz? (Nisa Suresi, 144)

Kaynaklar: http://rumiliktehlikemi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

 

RTmi_22_MevlananinHayati_28_Muslumanlik_Disinda

 

RTmi_24_Muslumanliktan_Disari

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi – 3

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi – 3

Anadolu’da bilinen Mevlana ile İngiliz derin devletinin savunduğu Rumilik apayrı iki şey.


Müslümanların yanlış yönlendirildiğini Mevlana’nın öğretilerinin kullanılarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dinin yayılmaya çalışıldığını bu bölümde anlatmaya devam edeceğim. İngiliz derin devleti Mevlana’nın adını kullanarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dini yaymaya çalışıyor. Mevlana’ya ait olduğu ileri sürülen Mesnevi isimli eserde çok fazla Kuran’a muhalif bölümler var. Şimdi bu bölümlerden örnekler vermek istiyorum.

Kuran’da şarap içmek haram olduğu halde Mesnevi’de şarap içmek helal gösterilmektedir:

Zevk veren her şey şu aşağılık kişiler bir delil elde edip dadanmasınlar diye nehy edilegelmiştir. Yoksa şarap, çeng, güzel sevmek ve sema haslara helaldir, aşağılık kişilere haram. (Seçme Rubailer, s. 43, Mevlana’nın Hayatı ve Eserleri, s. 200)

Şarap içen akıllıysa daha ziyade akıllı olur… kötü huyluysa büsbütün beter bir hale gelir. (Mesnevi, s. 183, Beyit 2155)

Allah Kuran’da şarabı tüm insanlara haram kıldığını şöyle bildirmiştir:

Ey iman edenler, içki, kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden olan pisliklerdir. Öyleyse bun(lar)dan kaçının; umulur ki kurtuluşa erersiniz. (Maide Suresi, 90)

Sana içkiyi ve kumarı sorarlar. De ki: “Onlarda hem büyük günah, hem insanlar için (bazı) yararlar vardır. Ama günahları yararlarından daha büyüktür.” (Bakara Suresi, 219)

Gerçekten şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin düşürmek, sizi, Allah’ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık vazgeçtiniz değil mi? (Maide Suresi, 90-91)

Kuran’a göre haramlar peygamberler, evliyalar, samimi müminler ve tüm insanlar için geçerlidir. Kişiye göre haram veya helal olmaz. Şarap herkese haram kılınmıştır. Müzik, güzellikleri sevmek ve dans ise Kuran’a göre haram değildir.

İngiliz derin devleti Mesnevi ve Mevlana adını kullanarak insanları Kuran’la tamamen zıt, apayrı bir din olan Rumiliğe çekmeye çalışıyor. Tüm Müslüman kardeşlerimi bu tehlikeye karşı uyarıyorum.

Kaynaklar: http://rumiliktehlikemi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

RTmi_19_Mesnevi_s200_sarhos_Sarap_26_Sarap

 

RTmi_20_Mesnevi yeni_sarap

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi – 2

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik Tehlikesi - 2

Müslüman, Mevlana adına yapılmış anormal izahları kabul ederse dalalete düşer.


Müslümanların yanlış yönlendirildiğini Mevlana’nın öğretilerinin kullanılarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dinin yayılmaya çalışıldığını bu bölümde anlatmaya devam edeceğim. İngiliz derin devleti Mevlana’nın adını kullanarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dini yaymaya çalışıyor. Mevlana’ya ait olduğu ileri sürülen Mesnevi isimli eserde çok fazla Kuran’a mualif bölümler var. Şimdi bu bölümlerden örnekler vermek istiyorum.

İnşaAllah sözüne karşı saygıya uygun olmayan üslup, Mevlana’nın haşa Allah gibi gösterilmesi:

Mevlana, bir işin yapılmasını emreder. Şeyh Muhammed Hadim, ‘inşaAllah (Allah dilerse)’ deyince Mevlana bağırır. “A aptal, ya söyleyen kim?” (Mevlana Celaleddin, A. Gölpınarlı, İnkılab Kitabevi, 1985, 4. Basım, s. 196)

Kuran’a göre İnşaAllah demek Allah’ın emridir:

Ancak: “Allah dilerse” (inşaAllah yapacağım de). Unuttuğun zaman Rabbini zikret ve de ki: “Umulur ki, Rabbim beni bundan daha yakın bir başarıya yöneltip-iletir.” (Kehf Suresi, 24)

Kuran’a uygun olan ifade, tüm yaratılmışların, Allah’ın tecellisi olduğunu söylemektir. Ancak burada Mevlana’nın “Tanrılığı sadece kendisine değil tüm insanlara hasrettiği” ifade edilmektedir. Yani Kuran’a uygun bir şekilde Mevlana’nın ve insanların Allah’ın birer tecellisi olduğunu söylemek varken, -haşa- Allah’ın Zatı olduğu iddia edilmektedir.

Peygamberimiz İnşaAllah demenin imanın kemalinden olduğunu bildirmiştir:

İnsanlar için “inşaAllah” demekten daha faziletli itaat edicilik yoktur. (Hadis-i Şerif)

Bir kişinin bütün sözlerinde “inşaAllah” demesi onun imanının kemalindendir… (Camiu’s-Sağir; 2486)

Açıkça görüldüğü gibi Mevlana’nın eseri olduğu söylenen Mesnevi’de “inşaAllah” dendiğinde Mevlana bağırmış, haşa kendisini ilahlaştırmıştır.

İlerleyen bölümlerde Mesnevi’deki Kuran’a mualif diğer bölümleri de yayınlayacağım.

Yazımın 1. Bölümünü bu linkten okuyabilirsiniz:

http://blog.milliyet.com.tr/mesnevi-nin-kuran-a-gore-yanlislari-ve-rumilik-tehlikesi–1/Blog/?BlogNo=551123

Kaynaklar: http://rumiliktehlikemi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik tehlikesi -1

Mesnevi’nin Kuran’a göre yanlışları ve Rumilik tehlikesi -1

İngiliz derin devleti Kuran’la tamamen zıt olan Rumiliği dünya çapında yaymaya çalışıyor!


Blogda Mesnevilik üzerine yazı gördüğümde Mesnevilik ve Mevlana adı altında Müslümanların nasıl yanlış yönlendirildiğini yine Mevlana’nın öğretilerinin kullanılarak Rumilik adı altında Kuran’la taban tabana zıt bir dinin yayılmaya çalışıldığını anlatmaya karar verdim. Çünkü Rumilik dünya çapında çok büyük bir tehlike ve Müslümanların çoğu bilmeden derin devletler tarafından empoze edilen bu akıma kapılıyor.

Mevlevilik denildiğinde birçok kişinin aklına Mevlana’nın liderliğinde Anadolu’da kurulan bir tarikat ve Mevlana’nın öğretileri gelir. Çoğu insan Mevleviliğin sevgi, insaniyet, kardeşlik, sabır, güzel ahlak telkin ettiği kanaatindedir. Hâlbuki Mevlana’ya ait olduğu iddia edilen Mesnevi isimli eserde çok fazla Kuran’a mualif bölüm olduğu kimse tarafından bilinmez. Belki bu bölümlerden Mevlana’nın haberi olmayabilir, bunlar Mesnevi’ye sonradan eklenmiş olabilir. Fakat sonuçta Mevlana adına basılan, dağıtılan ve aktarılan kitaplarda Kuran’a tamamen zıt felsefe ve hayat tarzının anlatıldığı bölümler vardır.

Rumilik olarak adlandırılan bu akımın özünde Allah’ın yaratmasını inkâr eden Darwinizm, Allah’ın Kuran’da “çirkin bir eylem” olarak bildirdiği ve haram kıldığı homoseksüellik, kadınları ikinci sınıf olarak görmek ve aşağılamak, ırkçı bir yaklaşımla Türk Milleti’ni kötülemek, haram olan şarabın içilmesini helal görmek gibi gayri ahlaki ve Kuran’la tamamen zıt inanışlar vardır. Rumilik, İslam’sız ve Kuran’sız bir Müslümanlık anlayışı oluşturmak için bazı çevreler tarafından özel ve bilinçli olarak kullanılan bir felsefedir ve Anadolu Mevleviliği ile Rumilik aynı şey değildir.

Dünyanın geneline baktığımızda Rumiliğin ısrarla dünya çapında yayılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah’a iman etmeyen, Hz. Muhammed’i peygamber olarak görmeyen, İslam’a açıkça karşı olan, Darwinizmi ve materyalizmi savunan, homoseksüelliği savunan, şarabı helal kılan birçok insanın İslam’ın yerine Rumiliği savunduğunu da görüyoruz. Bu sapkın felsefe asırlardan beri kasıtlı ve bilinçli olarak Müslümanları zayıflatmak, etki altına almak ve Rumilik adı altında tamamen sapkın bir felsefeye yönlendirmek için kullanılıyor. Dolayısıyla, Mevlana’nın kitaplarında yer alan, belki de bu kitaplara özellikle yerleştirilmiş olan ve İslam karşıtlarınca İslam ahlakına karşı kullanılan bölümlerin halka tanıtılması çok önemli. O zaman bu gayri ahlaki bölümlerin Mevlana’nın kitaplarından ve öğretilerinden çıkarılması, böylece Mevleviliğin arınması mümkün olacaktır. Daha da önemlisi, İslam karşıtlarının İslam’ı içten çökertebilmek ve İslam coğrafyasını kontrolleri altında tutabilmek için Müslümanlara karşı kullandıkları önemli silahlardan biri ellerinden alınmış olacaktır.

Yazımın ilk bölümünde Mevlana’nın adını kullanılarak nasıl sapkın bir felsefeyi dünya çapında yaydıklarını sizlere anlatmaya çalıştım. Dinle, İslam’la, Kuran’la hiçbir alakası olmayan, hatta ateist olan birçok insanın facebook ve twitter sayfalarına baktığınızda Mevlana’dan sözler paylaştıklarını, homoseksüelliği ve şarap içmeyi savunduklarını göreceksiniz. Bu konuyla ilgili detayları yazımın ilerleyen bölümlerinde sizlerle paylaşacağım.

Kaynaklar: http://rumiliktehlikemi.blogspot.com.tr/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Mevlana’nın kitabı Mesnevi’de ağaçların Mevlana’ya secde ettiği söyleniyor!

Mevlana’nın kitabı Mesnevi’de ağaçların Mevlana’ya secde ettiği söyleniyor!

Müslüman, Mevlana adına yapılmış anormal izahları kabul ederse dalalete düşer.


Mevlana’nın yazdığı söylenenMesnevi isimli eserde Kuran’a veİslam’a çok fazla mualif ifadenin geçtiğini daha önceki yazılarımda sürekli anlatıyorum. Mesnevi’de homoseksüellik övülüyor, Türkler barbar olarak görülüyor, kadının hayvan suretinde olduğu söyleniyor, Mevlana’da ilahlaştırılıyor. İngiliz derin devleti dört bir koldan Mevlevilik ve Rumilik adı altında İslam’la uzaktan yakından bağdaşmayan bu sapkın dini yaymaya çalışıyor. Müslüman kimliğindeki İngiliz ajanları sürekli Mevlana’yı ve homoseksüelliği övüyorlar, İslam’a göre sapkın olan davranışları Müslümanların kabul ettiği yönünde bir imaj oluşturmaya çalışıyorlar.

Mevlana adına yazılmış olan Mesnevi’yi inceleyen herkes Kuran’la tamamen zıt olan bu sapkın ifadeleri görecektir. Bakın Mevlana bu kitapta nasıl ilahlaştırılıyor:

Mevlana sabahleyin erkenden evden çıktı, bağın içine doğru yürüdü. Ben de nereye gidecek diye hep arkasından gidiyordum. O hangi ağaca rastlasa, selam veriyor ve bütün ağaçlar secde ediyorlardı ve bana Kuran’daki “Yıldız ve ağaç secde ederler” ayetinin sırrından bir hikmet gösteriyordu.

Ben bu hal karşısında feryat ve figan edip heyecanlar gösteriyordum. O bana “ Sus, bir şey söyleme “ diyerek mübarek yeni ile işaret etti. Ben bu heybetten üç gün üç gece kendimden geçmiş ve dili tutulmuş bir yerde düşüp kalmışım. (Ariflerin Menkıbeleri, Şark İslam Klasikleri 29, Ahmet Eflaki, Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları, 489)

Allah Kuran’da “Bitki ve ağaç (O’na) secde etmektedirler. (Rahman Suresi, 6)” ayetiyle bitki ve ağacın Kendisine secde ettiğini bildirir. Mevlana’nın kitabında iseMevlana ilahlaştırılarak ağaçların Mevlana’ya secde ettikleri söyleniyor.

Mevlana adına yazılan bu eserdeki sapkın ifadeleri sizlere anlatmaya devam edeceğim. Samimi Müslümanların Mevlana adı altında İngiliz derin devletinin bu sapkın dini yaymaya çalışmasına karşı çok dikkatli olmaları gerek.

Kaynak: http://bilinmeyenmevlana.com/, https://www.facebook.com/ingilizderindevleti/?fref=ts

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/

Aşağıda Mevlana’nın nasıl ilahlaştırıldığını görebilirsiniz:

Mevlana kadının hayvan suretinde olduğunu söylüyor!

Mevlana kadının hayvan suretinde olduğunu söylüyor!

Mevlana kadının hayvan suretinde olduğunu söylüyor!

İngiliz derin devleti İslam’ı yok etme planında Mevlana’yı kullanıyor.


Birileri Mevlana’nın öğretisi olan Mesnevi’yi haşa Kuran’ın yerine koymaya kalkmış. Anadolu’dan İslam’ın etkisinin yok edilip yerine mevlevi inancının getirilmesi başta İngiliz derin devleti olmak üzere birileri tarafından tasarlanmış. Şu anda devletin kütüphanelerinde yer alan Mesnevi’de Kuran’la çelişen inanılmaz ifadeler var. Bir mümin olarak bunları deşifre etmek ve oynanan oyunu ortaya koymak bizlerin görevi diye düşünüyorum.

Mevlana’nın kitabı Mesnevi’de kadının hayvan suretinde olduğunu söyleniyor, bunu biliyor muydunuz?

Kadınlarda hayvanlık sıfatları çoktur,  çünkü kadının gönlü renge kokuya akar. (Mesnevi, 5. cilt, 2968-2975. beyit)

DARWİN DE MEVLANA GİBİ KADINLARI AŞAĞI, HAYVAN GİBİ GÖRÜYORDU:

Darwin kadının evlilikteki rolünü şöyle tarif ediyordu: “… oynayacağınız bir nesne – her halikarda bir köpekten daha iyi …” (Darvin’in Otobiyografisi 1809-1882, İngilizcesinde sayfa 232-233)

Darwin, “İnsanın Türeyişi” adlı kitabında kadınların idrak etme, hızlı kavrama ve taklit konusunda “daha aşağı ırkların özelliklerini taşıdıklarını ve bu nedenle daha eski ve alt bir medeniyet seviyesine sahip olduklarını” yazmıştı. (“Darvin’in İnsanın Türeyişi kitabındaki Doğanın Gelişimi”, İngilizcesinde sayfa 295)

Şu anda Türkiye’de ve dünyada birçok insan Mevlana’yı adeta bir ilah gibi görüyor ve putlaştırıyor. Ama Mevlana’nın eseri olan Mesnevi’de Kuran’a oldukça mualif son derece sapkın birçok ifade yer alıyor. Bu ifadeler kim tarafından yazıldı bilinmez ama şu da bir gerçek ki, Kuran’a mualif olan bu sapkın ifadeleri kabul eden de Müslüman olamaz.

Kaynak: http://bilinmeyenmevlana.com/

Tüm yazılarım: https://erkanarkutyaziyor.wordpress.com/